Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2013/2254 E. 2013/17265 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2254
KARAR NO : 2013/17265
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı kooperatifin dava dışı bankadan Kullanmış olduğu kredinin teminatı olarak kendi taşınmazını ipotek olarak verdiğini, davalı adına çekilen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle ipoteğe konu taşınmazının icra marifetiyle satıldığını belirterek; taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri olan 15.000 TL munzam zararının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, zamanaşımına itirazında bulunarak, Kooperatif yönetim kurulu üyesi olan davacı hakkında zimmet suçundan yapılan yargılamanın devam ettiğini, dava konusu çekilen kredinin kooperatif kayıtlarında görünmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı kooperatifin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemde davalı adına bankadan çekilen kredinin teminatı olarak kendi taşınmazı üzerine ipotek tesis edildiğini, davalı tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle bu taşınmazının icra marifetiyle satıldığını ve zararının oluştuğunu belirterek eldeki davayı açmıştır. Davalı savunmasında,söz konusu kredinin davalı kooperatifin hesaplarına girmediğini savunmuştur. Mahkemece davalının savunmasına konu itirazların değerlendirilmesine yönelik 2013/2254-17265
Yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, davalı kooperatife ait mevcut defter ve kayıtlara göre davacının bankadan temin ettiği kredinin kooperatif kasasına ve hesabına girdiğine dair bir kaydın mevcut olmadığı, ancak zimmet suçuna ilişkin yapılan ceza yargılamasına atıf yapılarak söz konusu ceza davasında beraat kararı verildiği ve bu karara göre kredinin kooperatif hesabına girdiği ve kooperatif yararına harcandığının kabulü gerektiğine dair rapor hazırlanmıştır. Bilirkişi raporunda atıf yapılan … Ağır Ceza Mahkemesinin 1997/108 Esas sayılı dosyası kapsamından, içinde davacınında bulunduğu davalı kooperatif yöneticilerinin zimmet ve 1163 sayılı kanuna muhalefet suçlarından yapılan yargılamaları sonucu müsnet suçlardan delil yetersizliğine dayalı olarak beraatlarına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine 5. Ceza Dairesinin 11.11.2004 tarihli onama kararıyla hükmün kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ceza yargılaması kapsamında alınan bilirkişi raporları incelenmiş olup, rapor içeriklerinde davalı kooperatifin geliri olarak sadece üyelerin aidat gelirlerinin hesaplamada dikkate alınarak incelendiği, eldeki davanın konusu olan kredi gelirlerinin bu hesaplamalarda dikkate alındığına dair bir açıklamanın bulunmadığı, sadece davalı kooperatif harcamaları kapsamında kredi borcundan kaynaklanan faiz ve masrafların harcama kalemi olarak hesaplamada dikkate alındığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ceza dosyası kapsamında üç ayrı sözleşmeye dayalı olarak dava dışı bankadan çekilen toplam 750.000.000 TL kredinin davalı kooperatifin hesaplarına intikal edip etmediğine dair bir inceleme ve değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmaktadır.818 sayılı B.K.nun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, tespit edilen maddi vakıalar ile bağlı olacağı düzenlenmiş olup, ceza yargılaması kapsamında eldeki davanın konusu olan dava dışı bankadan kullanılan kredilerin davalı kooperatif yararına kullanılıp kullanılmadığına ilişkin maddi vakıaya dair bir incelemenin ve tespitin yeralmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda eldeki davaya ilişkin uyuşmazlık yönünden ceza davasında verilen beraat kararının hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca mahkemece dava konusu kredi bedelinin davalı kooperatif adına bankadan kimler tarafından tahsil edildiği ilgili bankadan sorularak,bu paraların kooperatif hesaplarına intikal edip etmediği ve kooperatif yararına kullanılıp kullanılmadığı hususları dosya içeriği ve tarafların gösterecekleri deliller muvacehesinde incelenerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davalının sair temyiz 2013/2254-17265
itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ;Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA,(2) nolu bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 24.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.