Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2013/29878 E. 2014/31270 K. 15.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/29878
KARAR NO : 2014/31270
KARAR TARİHİ : 15.10.2014

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı ve davalı taraftan gelen olmadığından incelemenıin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … 3.Tüketici Mahkemesi’nin 2010/1244 esas sayılı dava dosyası ile davalılar aleyhine satın aldığı dairedeki eksik ve ayıplı hususlara ilişkin olarak bedel indirimi davası açıldığını ve davanın kabulüne karar verildiğini, bu kararın davalıların müşterek vekili tarafından davalı … Tic. Ltd. Şti. adına temyiz edildiğini,davalı … tarafından ise temyiz edilmeyerek kesinleştiğini,kararın Yargıtay tarafından onandığını,davalılar aleyhine mahkeme kararıyla saklı tutulan ve likit bir miktardan oluşan fazlaya ilişkin alacak hakkının tahsili için … 26.İcra Müdürlüğü’nün 2012/10798 esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini,davalılar tarafından haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ve takibin devamı ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de
2013/29878-2014/31270
mahkemece davacının bu konudaki talebinin reddine karar verilmiştir. İİK.nun 67/2 maddesi hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağın likit ve belli olması, yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu alacak değerlendirildiğinde davacı yararına icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece bu kalem istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasındaki “… %40 İcra İnkar Tazminatı talebinin REDDİNE, ” cümlesinin silinerek hüküm fıkrasına “ Kabul edilen asıl alacak miktarının % 40’ı üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine” cümlesi eklenerek düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılan 933,82 TL kalan harcın davalılardan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.