YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/29923
KARAR NO : 2013/32331
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı asil …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının evlenme vaadi ile kendisini kandırdığını, ABD vatandaşı olduğunu ve Türkiye’ ye gelmeden önce davalının hesabına bir miktar para yolladığını, parayı yollama amacının Türkiye’ye geldikten sonra yapacağı harcamaları karşılamak olduğunu, ancak davalının bu parayı çekip kendisine vermesi gerekirken 24.441,84 USD ı iade etmediğini ileri sürerek, bu paranın 22.11.2006 tarihi itibariyle işleyecek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, bu parayı davalının çektiğini ve Türkiye de harcadığını, davalının çok gezen ve çok para harcayan bir insan olduğunu, bu paranın da Türkiye deki harcamalar ve evlilik hazırlıkları için yollandığını, parayı da davacıya ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, evlenme niyeti ile görüştüğü davalının hesabına Türkiye ye gelmeden önce bir miktar para yolladığını, bu paranın davalı tarafından kendisi Türkiye ye geldikten sonra çekilerek kendisine verilmesi gerektiğini ancak davalının parayı vermediğini iddia etmiş, davalı ise paranın bu amaçla 2013/29923-32331
yollandığını kabul etmekle beraber, parayı davacının hesabından çekerek harcamalarında kullandığını savunmuştur. Davalı, bu paranın hesabına davacı tarafından kullanılmak üzere emanet olarak gönderildiğini kabul etmiştir. Bu durumda davalının hesabında duran davacıya ait paranın davacıya iade edildiği veya davacı tarafından kullanıldığının davalı tarafça yazılı delille kanıtlanması gerekir. Davalı bu yolda geçerli bir delil ibraz edememiştir. Mahkemece itibar edilmemesi gereken tanık beyanlarına itibar edilerek aksi düşünçeler ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.