Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2013/32606 E. 2014/35852 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/32606
KARAR NO : 2014/35852
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı hakkında 20.10.2003 tarihli belgeye dayalı olarak başlatılan takibe haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle ispatlanamayan davanın reddine, takipteki asıl alacak miktarının %40’ı oranında kötüniyet tazminatını davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava satış sözleşmesinden doğan bakiye borç hakkında başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, takip dayanağı olarak 20.10.2003 tarihli taahhütnameyi göstermiştir. Yapılan yargılama neticesinde bu taahhüt akabinde davalıdan senet alındığı, bu senedin de imzasının davalıya ait bulunmadığının tespit edilmesi nedeniyle davacının bu kez senet alınmasından önce taraflar arasında tanzim edilen taahhütname çerçevesinde alacağını 2013/32306 2014/35852
tahsil etme çabası içerisinde bulunduğunun, alacağın ancak yapılacak yargılama neticesinde değerlendirilebileceğinin anlaşılması karşısında davacının takip başlatmakta kötüniyetli davrandığının kabul edilmesi mümkün değildir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMUK’nın 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının ikinci bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün kötüniyet tazminatına ilişkin ikinci fıkrasının hükümden çıkartılmasına ve kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.