Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2013/3410 E. 2013/14328 K. 29.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3410
KARAR NO : 2013/14328
KARAR TARİHİ : 29.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davacı …’ın davalı müteahhit ile 10.11.2005 tarihinde satış sözleşmesi imzalayarak davalıdan daire satın aldığını, sözleşmede satış bedelinin 40.000,00 euro olarak belirlendiğini, bu bedele karşılık olarak davalıya davacı …’ın da kefil olarak imzaladığı senetler verdiklerini, bir kısmını kredi çekmek suretiyle bedelin tamamının davalıya ödenmesi üzerine davalının sözleşme gereğince tapuyu devrettiğini,senetlerin karşılıksız kalmasına rağmen davalının senetleri iade etmediğini ileri sürerek, senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile senetlerin iptalini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar, davalıların murisi tarafından …’a satılan taşınmazın satış bedelinin tamamının ödenerek tapunun sözleşme gereğince devredilmiş olmasına rağmen, taşınmaz bedeline karşılık verilen senetlerin de karşılıksız kalmış olması karşısında, davalının senetleri iade etmediğini ileri sürerek, senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile senetlerin iptalini istemişlerdir. Mahkemece, davacı …’ın bankadan çekmiş olduğu 50.000,00 TL kredinin davalının hesabına geçtiği ve bu miktar ödemenin yapıldığı gerekçesiyle kısmen kabul kararı verilmiştir. Uyuşmazlık;
2013/3410 – 2013/14328
taraflar arasında yapılan 10.11.2005 tarihli sözleşme,banka havalesi ile ödeme ve tapuda düzenlenen resmi satış senedi dikkate alındığında satış bedelinin tamamının ödenip ödenmediğine ilişkin ispat külfetinin taraflarından hangisine düştüğü noktasında toplanmaktadır. Her iki tarafın da kabulünde olan sözleşme hükümleri değerlendirildiğinde,”… 40.000,00 euro,bu ödemeler bittikten sonra satıcı müteahhit … tapu senedini … kime isterse ona devrini yapacaktır…” hükmü açık olup,sözleşmede kararlaştırılan senet vadelerinin tapu devrinden yaklaşık olarak yedi,sekiz ay sonrasına tekabül etmesi de sonuca etkili değildir.Diğer bir söyleyişle,tapunun devredilmiş olması ödemelerin bittiği anlamını taşımaktadır.O halde davanın kabulüne karar verilmelidir. Mahkemece aksine düşüncelerle yazılı şeklide karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının tüm,davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine,2.bent gereğince temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 24,30 TL harcın davacılar iadesine, 3.156,71 TL harcın davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.