Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2013/4407 E. 2013/14413 K. 29.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4407
KARAR NO : 2013/14413
KARAR TARİHİ : 29.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı şirketin yurt dışı paket tur pazarlayan bir seyahat şirketi olduğunu, 10.07.2010 tarihinde evlendiğini ve evliliğini kutlamak için davalı şirketten; İtalya-Tunus-İspanya ve Fransa’yı kapsayan, 7 gece 8 gün süren “Batı Akdeniz Seyahati” diye adlandırılan yurt dışı paket tur seyahatinden satın aldığını, davacıya bu paket tur satılırken, …’dan Cenova’ya uçak ile gidileceği ve …’dan kalkacak olan bu uçağın kalkış saatinin 11.07.2010 tarih saat 17.00 olduğunun belirtildiğini, buna göre 10.07.2010 tarihini düğün tarihi olarak belirlediğini ve düğün davetiyelerini bu şekilde bastırarak bütün davetlileri … ilçesi Kültürpark’daki açık hava düğün salonuna davet ettiğini, daha sonra 10.07.2010 tarihinde davalı şirket yetkililerinin kendisini arayarak, uçağın kalkış saati olarak bildirmiş oldukları 11.07.2010 günü saat 17.00’nin uçağın kalkış saatinin olmadığını, bu saatin geziye katılan yolcuları seyahate çıkaracak olan geminin Cenova’dan kalkış saati olduğunu bildirdiklerini, düğününün 10.07.2010 tarihinin akşamı olduğu düşünüldüğünde kendisinin ve eşinin bu geminin kalkış saatine yetişmesinin mümkün olmadığını, davalı şirket yetkililerinin yanlış bilgi vermeleri nedeniyle böyle bir olumsuzluğun meydana geldiğini, bu aşamada paket turu iptal etmek istediğini, ancak bu noktada davalı şirket yetkilisinin yeni bir teklif olarak İzmir’den Almanya’nın Munich kentine, oradan da Cenova’ya yetiştirmek şeklinde Lufthansa Havayollarından 11.07.2010 tarih saat 08.15’de İzmir’den Munich’e gidecek olan uçaktan rezervasyon 2013/4407-14413
yapıldığını, uçuş bilgilerinin kendisine iletildiğini ancak, Lufthansa Havayollarına ait bu uçağın 2 saatten fazla rötar yapması sebebi ile davacının ve eşinin aynı gün saat 17.00’da Cenova’dan hareket edecek olan gemiye yetişme şansının kalmadığını, davalı şirketin satmış olduğu paket tur sözleşmesinin 4077 Sayılı Yasanın 4/A maddesi gereğince ayıplı hizmet niteliğinde bir sözleşme olduğunu, davalı şirketin kusurlu davranışı nedeniyle kendisinin ve eşinin bu seyahate katılamadığını beyan ederek; davalı şirkete paket tur nedeniyle … olduğu 3.600 Euro’nun dava tarihi itibariyle karşılığı olan 7.7884,00 TL nin, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 19.08.2010 tarihinden itibaren ayrıca davacının davalı şirketin kusurlu davranışından dolayı duymuş olduğu üzüntü nedeniyle 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişdir.
Davalı, davacının kendi kusuru ile tura katılamadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen(alacak talebi yönünden) kabulü ile; 7.884,00 TL’nin 19/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacı ve eşinin, balayını geçirmek için davalı şirketten satın almış oldukları paket tur sözleşmesi uyarınca kararlaştırılan “Batı Akdeniz Seyahati”ne davalı şirket yetkililerinin yanlış ve eksik bilgilendirmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece manevi tazminat talebinin şartları oluşmadığından davacının manevi tazminata yönelik talebinin reddine karar verilmiş ise de, Borçlar Kanunu’ nun haksız eylem faslında düzenlenen 49. maddesi, aynı Kanun’un 98. maddesi yollaması ile sözleşmeye aykırı davranışlarda da uygulanmaktadır. Sözleşme hükümlerine aykırılık hallerinde, bu aykırı davranış, eğer kişilik haklarını ihlal etmişse ve Borçlar Kanununun 49. maddesinde öngörülen koşulların varlığı sabit olursa, o takdirde manevi tazminata hükmedilebilir. Salt sözleşmeye aykırı davranış manevi tazminat gerektirmez ise de, kişinin onuru, saygınlığı gibi kişilik haklarını oluşturan değerlere saldırı halinde manevi bir zarar yani kişilik hak ve değerlerinde irade dışında gerçekleşen bir eksilmenin 2013/4407-14413
oluştuğunun kabulü gerekir. Somut olayda davacı ve eşinin, davalı tarafın kusuru nedeniyle balayı için satın aldıkları ”Batı Akdeniz Turuna” katılamadıkları sabittir. Balayı insan hayatı için önemli olup, insanın tüm hayatı boyunca iz bırakacak ve insanın çok önceden planladığı ve telafisi mümkün olmayan, herkes için özel olan bir dönemdir. Bu nedenle davalının eylemi nedeniyle davacının şahsiyet haklarının hukuka aykırı olarak ağır bir şekilde zarar gördüğü dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece; hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalınarak, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalıların kusurlu eylemlerinin davacılarda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesi, istek sahiplerinin toplumdaki yeri, kişiliği, hassasiyet derecesi, saldırının niteliği göz önüne alınarak makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde bu talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 514,25 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.