YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6195
KARAR NO : 2013/32323
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2004-2005 ve 2006 yıllarının muhtelif tarihlerinde davalı şirkete mısır ve buğday mahsulü sattığını, ancak bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 20.000,00 TL ürün bedelinin teslim tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının mahsülün bedelini peşin aldığını, ürün bedelinin peşin ödenmesi nedeniyle de müstahsil makbuzları düzenlediklerini, davacının bu mühtahsil makbuzları ile destekleme primi aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından ve davalının savunmasından dava konusu edilen ve karşılığında müstahsil makbuzu düzenlendiği iddia olunan ürünlerin davalı tarafça teslim alındığı anlaşılmakta olup, esasen bu husus mahkemenin ve tarafların kabulündedir. Çözülmesi gereken ihtilaf, davalının ürün bedellerini ödeyip ödenmediği hususudur. Hemen belirtmek gerekir ki, davacının müstahsil makbuzlarına dayalı olarak destekleme primi almış olması ürünlerin bedelinin davalı tarafından ödendiğini gösterir nitelikte değildir. Ürün bedelinin davalıca ödendiğinin ayrıca yazılı delille ispatlanması gerekir. Davalı taraf ürün bedellerini ödediğini ispat için müstahsil
makbuzlarına dayanmış ise de davacı müstahsil makbuzları altındaki imzaların kendisine ait olmadığı iddiası ile C.Savcılığına müracaat etmiş olup, C.Savcılığı tarafından davalı şirket yetkilisi hakkında evrakta sahtecilik suçundan dava açılmıştır. Ceza mahkemesinde bu hususta verilecek karar eldeki davayı da doğrudan etkileyecek nitelikte olup bu itibarla mahkemece ceza mahkemesindeki davanın sonucunun beklenmesi gerekir. Kaldı ki ceza dosya içerisindeki Adli Tıp Kurulundan alınan raporda da imzanın davacı eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece, ceza mahkemesinin dava sonucunun beklenmesi gerekirken değinilen bu yönü göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.