YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14805
KARAR NO : 2015/8950
KARAR TARİHİ : 23.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, Havsa Kadastro Mahkemesinin 1995/2 esas 2006/6 karar sayılı dosyasında davalıların ve murislerinin davasını avukat olarak takip edip sonuçlandırdığını, 20 yıl süren yargılama sonucunda 26.02.2009 tarihinde kararın kesinleştiğini ve Havsa ilçesi Helvacı mahallesinde bulunan 98 ada 6 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Mahkemesinin kararına istinaden davalılar adına tescil edildiğini, taraflar arasında yazılı vekalet ücret sözleşmesi yapılmadığını, 1136 sayılı yasanın 164. maddesine göre kararın kesinleştiği tarihe göre dava konusu arsanın değerinin mahkemece takdir edilecek %10 – %20’si arasında bir avukatlık ücreti olarak değerlendirip, 12.900-TL’sı vekalet ücret alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece,davacının davasının kabulüne,12.900-TL’sının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütelselsilen alınarak davacı mirasçılarına verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalılarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup davacı, davalıların murisinden aldığı vekaletname ile kadastro davasını vekil olarak takip ettiğini, davayı sonuçlandırıp kesinleşmesini sağladığını ancak vekalet ücretini tahsil edemediğini beyan etmiş, davalılar ise davacı avukatın gerekli özeni göstermediğini ve duruşmalara girmediğini ancak murislerinin davacı vekil ile arkadaşlık ilişkisi olduğundan davacıyı azletmediğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davacı avukata ödenmesi gereken vekalet ücretinin, bu konuda yazılı bir sözleşmenin bulunmaması nedeniyle Avukatlık Kanununun 164/4. maddesi gereğince dava değerinin takdiren %10’u üzerinden belirlenmesi gerektiği kabul edilerek, yapılan keşif sonucunda taşınmazların toplam değeri olarak tespit edilen 178.794,00 TL’nin ¾ ünün %10’u miktarındaki 13.095,50 TLnin taleple bağlı kalınarak 12.900,00 TL’ si üzerinden hüküm kurulmuştur.
Oysa ki davacıların vekalet ücreti talep etmiş oldukları söz konusu kadastro davasında harca esas değer farklı olup peşin harç da bu değer üzerinden yatırılmıştır. Bu durumda vekalet ücretinin, harcın yatırıldığı dava değeri üzerinden, davanın açıldığı tarihteki AAÜT’ ne göre hesaplanarak, bu miktar üzerinden karar verilmesi gerekirken, mahkemece açıklanan husus göz ardı edilerek, iş bu davada mahallinde yapılan keşifte bilirkişi tarafından müddeabihin değeri olarak belirtilen 178.794,00 TL nin ¾’ünün vekalet ücreti hesabında esas alınmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : 1. Bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 221,00 TL harcın davalı M.Mustafa Havsa’ya, 220,30 TL’nin davalı A.Hayri Havsa’ya istek halinde iadesine, 23.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.