Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/15124 E. 2015/33136 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15124
KARAR NO : 2015/33136
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/12/2013
NUMARASI : 2012/584-2013/508

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile aralarında 05.01.2011 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi imzalandığını, dosyaya vekaletname ibraz ederek cevap dilekçesi hazırladığını, sözleşme gereğince üzerine düşen edimleri yerine getirerek gerekli işlemleri yaptığını, ücretin ne zaman ödeneceği hususun sözleşmede açıkça belirlendiğini, ancak davalının kendisine 21.02.2012 tarihinde yolladığı mail ile dosyada bundan sonra her hangi bir işlem yapmasını istemediğini ve ücret ödenmeyeceğini açıkça bildirdiğini bunun üzerine kendisinin de dosyaya istifa dilekçesi verdiğini beyanla; vekalet ücretinin tahsili için davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptaline ve % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; takip tarihi itibari ile muaccel hale gelmeyen borç miktarı hariç tutulmak üzere; Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2012/4247 Esas sayılı dosyasında 9.100,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren bu miktar asıl alacağa yasal faiz işletilmesine, bakiye miktar için talebin reddine, asıl alacak üzerinden talep gibi % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın miktar itibari ile haksız olduğu kısım için takip yapılmasında davacının kötü niyeti olduğu ispat edilemediğinden davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına, karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava itirazın iptali davasıdır. Davacı avukat müvekkili olan davalı ile aralarında avukatlık ücret sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme gereğince de davalıya karşı açılmış olan davada davalıyı temsil ettiğini, ancak dava devam ederken davalının kendisine 21.02.2014 tarihli bir mail yolladığını ve bu mail ile davaya artık devam etmesini istemediğini açıkça dile getirdiğini, bunun üzerine kendisinin de dosyaya 23.01.2012 tarihli istifa dilekçesini sunduğunu, davalı tarafından ödenmemiş olan vekalet ücretlerinin tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptalini istemiş, davalı ise davacının takip ettiği dosyalarda ihmali olduğunu, bilgilendirme yükümlülüğünü de yerine getirmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Davalı tarafından davacıya yollanan mail ile davalının davacıya ödeme yapamayacaklarını ve bu nedenle şahsı yada şirket adına açılmış yada açılacak davaların tümüne ilişkin olarak hukuki bir girişimde bulunmamalarını açıkça belirttiği, davacı avukatın yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirdiği bu haliyle davacı avukatın istifasının haklı olduğu anlaşılmaktadır.
Vekalet ilişkisi bir bütün olup vekaletten azil gibi istifa da taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet eder. Zira azil ve istifa ile birlikte vekalet akdinin en önemli unsurlarından olan “güven ilişkisi” sona ermektedir. Haksız azil halinde olduğu gibi avukatın haklı olarak vekillikten istifa etmesi halinde de işe devam etme olanağı mevcut olmadığından avukat, haklı istifa tarihi itibariyle muaccel olan vekalet ücreti alacağının ödetilmesini talep edebilir.
Somut olayda davacı ile davalı arasında imzalanmış olan 05.01.2012 tarihli avukatlık sözleşmesinde davacı avukatın alacağı ücretin toplam 18.200,00 TL olduğu bunun 9.100,00 TL sinin 10 nisanda kalanın ise 10 mayısta ödeneceği anlaşılmaktadır. Mahkemece takip tarihi itibariyle 10 mayısta ödenmesi gereken kısmın henüz muaccel olmadığından bahisle davanın muaccel olan kısmı yönünden kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki sözleşmenin 7. maddesindede belirtildiği gibi ve ayrıca istifa tarihi itibariyle davacı avukat dosyadan elini çektiğinden tüm vekalet ücreti alacağı muaccel hale gelmiştir. Bu durumda mahkemece, davanın 18.200,00 TL asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenler ile davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenler ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 466,22 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 16/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.