Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/15850 E. 2015/6946 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15850
KARAR NO : 2015/6946
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … vekili avukat … geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı bankanın ilanlarına güvenerek Sinanoba Projesinden 3 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, 2011 yılında yaptırdığı tespitte 2000 yılında hayata geçirileceği taahhüt edilen projede 16 adet imalat eksiğinin tespit edildiğini ve değerinin trilyonlarla ifade edildiğini, davalı bankanın, Bakanlar Kurulu kararıyla inşaat sektöründen çekildiğini ve satılan konutların toplu konut idaresine devredildiğini, satışa çıkarılan emsalin kredili satış fiyatının 35.000.000.000(eski TL) olduğunu ileri sürerek, eksik ifa nedeniyle 35.263,00 TL tazminatın %180 faiziyle davalıdan tahsiline, 20.10.2002 dönemi için toplam borç miktarının 17.744,00 TL olarak tespitine, haksız tahsil edilen 4.465,00 TL nın ilk ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, toplam alacak olan 39.465,00 TL ile 17.744,00 TL bakiye borcun takas ve mahsubuna karar verilmesini istemiştir.
…., davanın reddini dilemiş, açmış olduğu birleşen dava dosyasında davalının 25.9.1998 tarihli yuva kredisi ve borçlanma sözleşmesiyle 12.303,00 TL kredi kullandığını, taksit ödemelerini tüm uyarılara rağmen yapmadığını, 26.7.2005 tarihli ihtarnameyle davalının bağımsız bölümdeki tahsis hakkını iptal ederek bağımsız bölümü teslim etmesini istemelerine rağmen davalının bağımsız bölümü teslim etmediğini, bağımsız bölümün davalı … tarafından işgal edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının müdahalesinin men’ine, 27.7.2005-27.10.2005 tarihleri arası 1.200,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, 16.01.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki taleplerine ilaveten tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından açılan asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden sübut bulmayan davanın reddine; davalının açtığı birleşen dava yönünden; tapu devrinin yapılmış olması ve haksız işgalin sözkonusu olmaması nedeniyle meni müdahale ve ecrimisil taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388/son maddesi(yeni HMK 297) gereğince, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı Kanunun 389. maddesinde de(yeni HMK 297), hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüte yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Somut olayda, birleşen dosya davacısı… men’i müdahale ve ecrimisil talebine ilaveten ıslah dilekçesi ile tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuş, ancak mahkemece birleşen dava yönünden meni müdahale ve ecrimisil taleplerinin reddine karar verilmiş, tapu iptal ve tescil talebi yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemece verilen karar, HUMK.nun 388.maddesine(yeni HMK 297) uygun değildir. Mahkemece, HUMK.’nun 388. maddesine(yeni HMK 297)uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının ve davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA,(2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 09.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.