YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15875
KARAR NO : 2015/4561
KARAR TARİHİ : 17.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı Belediye, açılan ihaleler sonucunda, davalı işverenlerle hizmet sözleşmeleri yapıldığını, davalı şirketlerin çalıştırmış oldukları işçilerden …’nın kıdem, ihbar tazminatı ve benzeri işçilik alacakları nedeniyle, iş mahkemesinde açmış olduğu davanın Belediye aleyhine sonuçlandığını, başlatılan icra takibi üzerine ödeme yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, dava dışı işçiye ödenen 3.941,50 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, … ve … arasında alt yüklenici sözleşmesi olduğundan bahisle …nin sorumluluğu bulunmadığı kabul edilerek, … … hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 3.807,75 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …… nden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
1-Dava, asıl işveren davacı Belediyenin, davalı şirketler tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı miktarın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu işçilik alacaklarının dayanağı olan hizmet sözleşmesi, davacı Belediye ile davalılardan …… arasında 26.5.2005 tarihinde imzalanmış, … … de aynı tarihte yüklenici-alt yüklenici sözleşmesi ile işlerin yapımını diğer davalı … …ne devretmiştir. Daha sonra ise davacı, 1.5.2006 tarihinde ihaleyi alan … …. ile doğrudan sözleşme imzalamıştır. Sözleşme konusu işin yapımı, devir sözleşmesi gereğince davalı …… tarafından yerine getirildiği gibi, işçiler de 28.5.2005 tarihinden itibaren … şirketinde çalışmışlardır. Sigortada ise, … ve …… birlikte işveren olarak gösterilmiştir. Her ne kadar adı geçen şirketler arasındaki 26.5.2005 tarihli yüklenici-alt yüklenici sözleşmesinde alt yüklenicinin, sözleşme gereği yaptığı tüm iş ve işlerden dolayı işçi hak ve alacakları ile üçüncü şahıslara karşı oluşabilecek olumsuzluklar ve ödemelerden sorumu olacağı belirtilmişse de söz konusu bu kararlaştırma, … ve …… arasındaki iç ilişkide geçerlidir. Davalı … …. nin, asıl işveren davacı Belediyeye karşı sözleşmeden doğan sorumlulukları ise devam etmektedir. Yine davacı Belediye tarafından … ne hitaben yazılan 26.5.2005 tarihli yazıda, “… … nin alt yüklenici olarak çalıştırılmasında herhangi bir sakınca bulunmadığı bildirilmiş” ise de, yazı içeriğinde açıkça belirtilmediğinden söz konusu bu bildirim, … …nde çalışan işçilerin tüm yasal hakları ile birlikte …… tarafından devir alınmasına onay verildiği anlamında da değildir. Başka bir ifade ile işçilik hak ve alacaklarının devri konusunda açık bir onay bulunmadığından, olayda borcun nakli söz konusu değildir. O halde dava konusu rücu alacağı nedeniyle … … döneminden (26.5.2005-30.4.2006) … ve …… nin müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken, açıklanan hususlar göz ardı edilerek davalılardan …… hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bent gereğince temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 17.2.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.