Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/17104 E. 2015/16172 K. 20.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17104
KARAR NO : 2015/16172
KARAR TARİHİ : 20.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, emlak komisyoncusu olduğunu, davalının kendisine başvurması üzerine dava konusu evi gezdirdiğini ve aralarında 03.03.2014 tarihli sözleşme düzenlediklerini, daha sonra davalının kendisini safdışı bırakarak daireyi dava dışı oğlu adına satın aldığını, kendisine tapudaki satış bedeli olan 935.000.00.TL’ nın %3 + KDV olan komisyon ücreti ödenmediğini, komisyon alacağı için takipte bulunduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı tarafından davaya konu evin kendisine gösterilmediğini, dava dışı oğluna söz konusu evin başka bir emlakçı tarafıdan gösterildiğini ve o emlakçıya ücretin ödendiğini, görme formuna tarihin ve evin sonradan eklenmiş olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflarca imzalanın “satılık gayrımenkul görme formu” kapsamında davacı komisyoncu tarafından davalıya gösterilen ve tanıtımı yapılan taşınmazın davalının oğlu tarafından satın alınması nedeniyle ödenmesi gerekirken ödenmeyen komisyon bedelinin tahsiline ilişkindir. İmzası davalıca inkar edilmeyen sözleşme niteliğindeki “satılık gayrımenkul görme formu”nda, alıcının taşınmazı “….. kan ve sıhri hısımlarının satın alması halinde bedelinin %3+KDV.ni hizmet bedeli olarak ödemeyi” taahhüt ettiği anlaşılmakta olup, sözleşme tarafları bağlayıcı niteliktedir. Bu itibarla davacının davalıya sözleşme kapsamında hizmet verdiği, taşınmazı gösterdiği, üzerine düşen ödevi yerine getirdiği ve bu bağlamda sözleşmede gösterildiği belirtilen taşınmazın davalının oğlu tarafından 23.3.2012 tarihinde satın alınması nedeniyle davacının ücrete hak kazandığının kabulü gerekir. Mahkemece, davacı tellalın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği kabul edilmek suretiyle hasıl olacak sonucu uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.