Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/17573 E. 2015/9622 K. 26.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17573
KARAR NO : 2015/9622
KARAR TARİHİ : 26.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Asil … ve vekili avkat .. . geldi, davacı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 29.7.2005 tarihinde kampanyadan faydalanarak davalının galerisinden Gazel marka Panelvan aracı satın aldığını, kalabalık ailesi olması nedeniyle 2+1 koltuk sayısının 12 olarak artırılmasını talep ettiğini,davalının gerekli düzenlemeleri yaparak ücretini de alıp teslim ettiğini, 26.1.2012 tarihli muayenede sorun çıkmadığını ancak 23.6.2011 tarihli araç muayenesinde 12+1 koltuklu araçların münübüs sınıfına girdiği ve ABS sisteminin olması gerektiğinden bahisle muayenesinin onaylanmadığını,tadilat projesi hazırlanarak durumun düzeltilmesi için davalıya başvurduğu halde sonuç alamadığını bildirerek en son 5.2.2013 tarihinde ihtar gönderdiği ancak yine düzeltilmediğini bildirerek ayıbın giderilmesini veya ayıpsız misliyle değiştirilmesini veya araç bedelinin satıştan itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ayıbın giderilme ücreti 6.500 TL nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, davalıdan 2005 yılında satın aldığı Panelvan 2+1 koltuklu aracın 12+1 olarak koltuk sayısını ekleterek satın aldığını,23.6.2011 tarihli araç muayenesinde 12+1 koltuk sayılı araçların münübüs sınıfına girdiği ve ABS sisteminin olması gerektiği ayrıca koltuk sayısının da proje yapılıp onaylatılarak arttırılması gerektiğinden bahisle aracın muayenesinin onaylanmadığını,davalının bu durumu düzeltmediğini bildirerek 15.4.2013 tarihinde açtığı davasında zararının giderilmesini talep etmiştir. Davalı, aracın 2+1 Panelvan olarak üretilip satıldığını,talep üzerine koltuk sayısının arttırıldığını,aracın ruhsatı ve uygunluk belgesinde ABS sisteminin olmadığının açıkça belirtildiğini ayrıca davacının ayıp ihbarı için süresinde ihbarda bulunmadığını,aracı bu sürede kullandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece,davacıya satılan aracın ayıplı olduğu bunun giderilmesi yada araçta yapacağı değer kaybı hesaplanarak tahsiline karar verilmiştir.
Davacıya satılan aracın ruhsatı ve uygunluk belgesine aykırı olarak projesi yapılmadan koltuk sayısı arttırılarak davacıya satılması nedeniyle aracın gizli ayıplı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.4077 sayılı Kanunun 4.maddesinin 2.fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür.Burada kastedilen ayıpların açık ayıp olduğunun kabulü gerekir. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 198. maddesi uygulanacaktır. Borçlar Kanununun 198. maddesine göre, alıcı, teslim aldığı malı örf ve âdete göre, imkân hâsıl olur olmaz muayene etmek ve satıcının tekeffülü altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da derhal satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. BK’nun 198. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz.
Yukarıda açıklanan genel ilkeler ışığında somut olaya bakılacak olursa; davacının açık ve gizli ayıplar yönünden yasal süre içinde ihbar mükellefiyetini yerine getirmediği açıktır. Araçtaki ayıpları 23.6.2011 tarihli ikinci muayene tutanağı ile öğrendiği halde eldeki davasını 15.4.2013 tarihinde açtığı, BK’nun 198.maddesinde belirtilen şekilde araçtaki gizli ayıbı öğrendiği halde süresinde dava açmadığı dosya kapsamından anlaşılmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.