YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17815
KARAR NO : 2015/17426
KARAR TARİHİ : 01.06.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı yüklenici şirketin yaptığı inşaattan davacı …’ın 35 ve 36 nolu bağımsız bölümü satın alıp, 36 nolu bağımsız bölümün tapusunu aldığını, 35 nolu dairenin tapusunu halen alamadığını, davacı …’ın 19 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, karşılıklı rızayla 32 nolu dairenin tapusunun verildiğini, davacı …’ın 33 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, … ve … ile yapılan daire satış sözleşmesine göre de bağımsız bölümlerin en geç 31.12.2008 de teslim edileceğinin, teslimde gecikme olduğu takdirde aylık rayiç kira bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığını, inşaatın teslim tarihi geçtiği halde halen binanın bitirilip teslim edilmediğini ileri sürerek, taşınmazın teslimi gereken tarih ile dava tarihine kadar geçen süre için … için taşınmaz Eylül 2011 de kiraya verildiğinden bu tarihe kadar)fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL; ortak alanlar ve bağımsız bölümlerdeki eksiklik ve hatalı imalattan dolayı 2.000,00 TL nın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiş; beyan dilekçesi ile … Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ile davalı şirketin 22.05.2012 den itibaren iflasına karar verildiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-… Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.05.2012 tarih ve 2011/490 Esas, 2012/96 Karar sayılı kararına göre; davalı şirketin iflasına karar verildiği, iflas kararının 26.06.2012 de kesinleştiği, davalı vekilinin 05.06.2012 tarihli dilekçe ile şirketin iflasına karar verildiğini, davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar bekletilmesini talep ettiği, 25.09.2013 tarihli celsede davacılar vekilinin, ikinci alacaklılar toplantısı ve ek toplantının yapıldığını, ancak kendilerinin katılmadığını, iflas masasına dava konusu alacak için müracaatlarının olmadığını beyan ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davalı şirket, davanın açıldığı tarih itibariyle iflas etmemiştir. Davacıların açtığı alacak davası yasa gereği masaya kayıt kabule dönüşen bir dava haline gelmiştir. Bu davada masayı iflas idaresi temsil eder. Davacı vekilinin dava konusu alacak için iflas masasına bir müracaatları olmadığını beyan ettiği ve ayrıca bir kayıt kabul davası açıldığını iddia etmediği göz önüne alınarak, davaya iflas masasına kayıt ve kabul davası olarak devam edilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.