YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18623
KARAR NO : 2015/17465
KARAR TARİHİ : 01.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, alacaklısı…borçlusu … olan 20.08.2008 tarihli 73.000, 00 TL bedelli senedi müteselsil kefil olarak imzalaması nedeniyle borcu ödediğinden … Müdürlüğünün 2012/4398 E.sayılı icra takibindeki vaki itirazın 1.000, 00 TL’lik kısmının iptali, takibin devamı ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve birleşen dava ile de alacaklısı … borçlusu … olan 20.08.2008 tarihli 73.000, 00 TL bedelli senedi müteselsil kefil olarak imzalaması nedeniyle borcu ödediğinden 73.000, 00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davaların reddine karar verilmiş, verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece 2012/649 sayılı asıl ve 2012/168 esas sayılı birleşen davalar için vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden ayrım yapılmadan hüküm kurulmuştur. HUMK.nun 388/son maddesi gereğince hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı Kanunun 389 maddesinde de, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Öte yandan davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, birleştirilen dava dosyasının tarafları, iddia, savunma özeti, delilleri kararda belirtilip, değerlendirilip, asıl ve birleşen her bir dava için kararda ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Somut olayda asıl ve birleştirilen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmamıştır. Bu hali ile verilen karar HUMK.nun 388.maddesine uygun değildir. Mahkemece asıl ve birleşen davalar bakımından az yukarda açıklandığı şekilde ayrı ayrı, HUMK.’nun 388. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bent gereğince davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 1.6.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.