Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/18674 E. 2015/6166 K. 02.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18674
KARAR NO : 2015/6166
KARAR TARİHİ : 02.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dedesinden kalan taşınmazların satılması için davalıya 28.02.2005 tarihli vekaletname ile yetki verdiğini, davalının bu vekaletnameye dayanarak 15, 16, 151 ve 159 nolu parseldeki hisseleri devrettiğini, ancak bu hisselerin devrini bildirmediği gibi, satımdan elde ettiği bedelleri vermediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının bu satışlardan elde ettiği bedellerin satış tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının yeğeni olduğunu, dava konusu taşınmazların satıldığı tarihte köy muhtarı olması sebebi ile davacı ve Sadi Kılıçarslan’ın, aralarındaki arazi uyuşmazlığı nedeniyle kendisinden yardım istediklerini, davacı ve davacının kızkardeşi Aynur Kılıçarslan’ın, Sadi Kılıçarslan ile taşınmazların tümünün satımı konusunda 5.000,00 TL ya anlaştıklarını, Sadi’nin parayı kendisinin huzurunda davacıya verdiğini, bu vekaletname uyarınca devir işlemlerini yaptığını, para alımının davacı ile Sadi Kılıçarslan arasında olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların davacı tarafından davalıya verilen vekaletname ile 3. kişiye satıldığı, davalının yapılan satış işlemine aracılık ettiği, taşınmazların dava dışı 3. kişiye devri sonucunda davalının herhangi bir para almadığı, satış sebebiyle anlaşılan bedelin dava dışı 3. kişi tarafından davacıya verildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalının vekalet görevini kötüye kullanması, vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranması hukuksal nedenine dayandırılarak açılmıştır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 390/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 392/1). Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler öncelikle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır. Her ne kadar mahkemece, tanık beyanları esas alınarak taşınmazların dava dışı 3. kişiye devri sonucunda davalının herhangi bir para almadığı, satış sebebiyle anlaşılan bedelin dava dışı 3. kişi tarafından davacıya verildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasında dayı yeğen ilişkisi bulunduğundan, 6100 sayılı KHM’nun 203. maddesi(1086 sayılı HUMK 293. maddesi) gereğince miktar itibariyle karşı tarafın açık muvafakati olmaksızın olayda tanık dinlenemez, dinlenen tanık beyanları hükme esas alınamaz. Vekilin hesap verme yükümlülüğü bulunduğundan, davada ispat yükü vekil olan davalıdadır. Somut uyuşmazlıkta davalı, 28.02.2005 tarihli vekaletnameye istinaden davaya konu taşınmazları dava dışı Sadi Kılıçarslan’a satıp, satış bedelini tahsil ettiğine göre, bu hususta hesap verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi kurulu raporunda belirlenen taşınmazların satış tarihindeki rayiç bedeline hükmedilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.