YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1882
KARAR NO : 2014/35447
KARAR TARİHİ : 13.11.2014
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/10/2013
NUMARASI : 2013/85-2013/45
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile 26.08.2005 tarihli teknik danışmanlık sözleşmesi imzaladığını, davalı şirketin dava dışı Ş.. T.. İnşaat…Ltd.Şti‘nin taşeronu olarak aldığı işler nedeniyle hazırlayacağı projeler nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan edimleri yerine getirdiğini ancak ücretinin ödenmediğini, 50.000,00 USD asıl alacak ve 3.500,00 USD cezai şart alacağının ( 71.053,35 TL ) tahsili için başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yurtdışında borçlandırıcı işlem yapmaya yetkilendirilmeyen C.. K.. tarafından yapılan sözleşmenin şirketi bağlamayacağını, böyle bir sözleşmenin şirket tarafından yapıldığı kabul edilse dahi davacının sözleşmenin gereğini yerine getirmediğini, yeterli bilgi, beceri ve tecrübeye de sahip olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, Tuzla İcra Müdürlüğü’nün 2008/831 Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı şirket ile imzaladığı teknik danışmanlık sözleşmesindeki edimlerini yerine getirdiği halde sözleşmede kararlaştırılan bedelin ödenmediğini ileri sürerek bu meblağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptalini istemiştir.Davalı,sözleşmenin yetkisiz kişi ile imzalandığını, şirketi bağlamayacağını, davacının sözleşmede kararlaştırılan edimlerini yerine getirmediğini savunarak Davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davalı şirket ile dava dışı Ş.. T.. İnş…..Ltd. Şti. arasında görülen Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/42 E., 2008/577 K. sayılı itirazın iptali davasına ilişkin dosyada, davacının davalı ile yaptığı hizmet sözleşmesine ilişkin yapılan işin mahiyetinin saptandığı, 18.08.2008 tarihli bu raporun yeterli olduğu, yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmediği ve tüm dosya kapsamından, davalı işverenin davacının ücret alacağını ödediğini kesin delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.26.08.2005 tarihli sözleşmenin “Tarafların Sorumlulukları” başlıklı 3. maddesinde; “Teknik Danışmanın Sorumlulukları: Ş.. tarafından daha önceden çizdirilen mimari, betonarme, elektrik tesisatı ve mekanik tesisat projelerinin, bu projeler baz alınarak A.. Dış Ticaret Ltd.Şti (işveren) tarafından çizdirilecek diğer proje uyumluluklarının sağlanması, ilgili proje revizyonlarının yapılması ve uygulama kontrollük hizmetlerinin verilmesi ile işverene ait iş programının takibini ve uyumunu kapsamaktadır.İşveren tarafından sunulan master ve uygulama projelerini iş programını aksatmayacak şekilde incelemek veya inceletmek,ilgili ülkenin teknik şartnamelerine uygun olarak hazırlanmasını sağlamak ve yazılı olarak onaylamak” şeklinde düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, 26.08.2005 tarihli sözleşme gereğince davacının sözleşmede üzerine yüklenen edimleri yerine getirip getirmediğine ilişkindir. Davacı, edimlerini yerine getirdiğini ve ücrete hak kazandığını ileri sürdüğüne göre iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Mahkemece, bu yönde bir bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, davalı ve dava dışı Ş.. T.. şirketi arasında görülen Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/42 E., 2008/577 K. sayılı itirazın iptali davasında aldırılan 18.08.2008 tarihli bilirkişi raporuna atıf yapılarak davacının davalı ile yaptığı hizmet sözleşmesine ilişkin işin mahiyetinin bu raporda saptandığı belirtilmiştir.Anılan bu dava dosyasının iki şirket arasında faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali mahiyetinde olduğu, davacının taraf olmadığı, aldırılan bilirkişi raporunda ise davacının teknik danışman sözleşmesi gereğince edimini yerine getirip getirmediğine dair bir tespitin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, taraflarca sunulan delillerin ışığında, davacının sözleşme kapsamında öngörülen edimlerini yerine getirip getirmediği ve verilen bir hizmet var ise ne kadar ücrete hak kazanacağı konusunda uzman bir bilirkişi yada heyetinden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 24,30 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.