YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20429
KARAR NO : 2015/20690
KARAR TARİHİ : 17.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, açılan ihaleler sonucunda, davalı işverenlerle hizmet sözleşmeleri yapıldığını, davalı şirketlerin çalıştırmış olduğu işçilere ücretlerini ödememeleri üzerine işçilerin işçilik alacakları nedeniyle, iş mahkemelerinde açmış oldukları davaların aleyhlerine sonuçlandığını, başlatılan icra takipleri sonucunda işçilere ödemeler yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek işçilere ödenen toplam 24.822,11 TL nin faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, üst işveren sıfatına sahip davacının dava dışı işçilere yaptığı ödemelerin davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece,bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınan raporun ayrıntılı ve gerekçeli olduğu kabul edilerek hükme esas alındığı belirtilmiştir. Bilirkişinin ana raporunda davacının davalılardan rücuen isteyebileceği alacak miktarının davacının talebinde olduğu gibi 24.822,11 TL olduğu hesaplanmış iken ,ek raporda bu miktarın 21203,59 TL olduğu belirtilmiştir.Mahkemece , hangi bilirkişi raporunu karara esas aldığının gerekçesi açıklanmaksızın 21.203,59 TL üzerinden hüküm kurulmuştur. Anayasanın 141/III maddesi uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. HMK.nun 359/1-e maddesi mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma sebepleri sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin bulunması gerektiğini hükme bağlamaktadır. Mahkemece de davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen, Hükmedilen rakama nasıl ulaşıldığı noktasında kararda her hangi bir açıklama ve gerekçe bulunmadığı gibi, kararın usulün 359/1-e maddesinde yer alan hususlarıda taşımadığı anlaşılmaktadır. Oysaki az yukarıda açıklandığı üzere mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması Anayasa hükmü olduğu gibi kararında usulün 359/1-e maddesinde yer alan hususları kapsaması zorunludur. Mahkeme kararının bahsi geçen yasa hükümlerine aykırı olduğu görülmektedir. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek gerekçesiz bir şekilde ve usulün 359/1-e maddesine aykırı olarak yazılı biçimde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 17.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.