Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/20873 E. 2015/16117 K. 18.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20873
KARAR NO : 2015/16117
KARAR TARİHİ : 18.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı özel hastane işlettiğini, davalı ile aralarında imzalanan 2012 tarihli sözleşme gereğince kurum sigortalılarına hizmet verdiğini, davalının aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak hastaneye yönlendirilme yapıldığı gerekçesiyle para cezası uyguladığını ileri sürerek uygulanan 30.000,00TL cezai işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yapılan işlemin sözleşmeye ve hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, Burdur Devlet Hastanesi’nde görevli uzman doktor … tarafından hastaların davacı hastaneye yönlendirildiği gerekçesiyle taraflar arasındaki sözleşmenin 7.5.4 maddesinin ihlal edilmesi nedeniyle davalı kurumca davacı hastaneye uygulanan cezai işlemin iptali istemine ilişkindir. Davacı, herhangi bir yönlendirme yapılmadığını iddia etmiş, davalı ise 10.10.2012 tarihli muhakkik raporunda; beş hastanın alınan ifadelerinde, uzman doktor … tarafından davacı hastaneye gidebilecekleri hususunda yönlendirildikleri şeklindeki ifadeleri karşısında sözleşmenin ihlal edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Cezai işleme konu 2012 tarihli sözleşmenin 7.5.4. Maddesinde “SHS’ler simsar ve benzeri yönlendirici personel bulunduramaz ve yönlendirmede bulunamaz. Hasta yönlendirmesine yönelik olarak diğer SHS’ler veya üçüncü şahıslarla işbirliği yapamaz..” yazılıdır.
Davalı tarafından yapılan soruşturma kapsamında ifadeleri alınan hastaların, davacı hastaneye yönlendirme yapıldığına dair açık beyanları bulunmaktadır. Uyuşmazlık maddi vakıaya ilişkin olmakla tanık dinlenmesi mümkündür. Mahkemece bu bağlamda davacı tanıkları dinlenmiş ise de, 10.10.2010 tarihli muhakkik raporunda isimleri geçen diğer 4 hastanın dinlenmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı kurumun denetimi sırasında ifadesine başvurulan hastaların tamamı dinlendikten sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yukarıda birince bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 18/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.