YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21038
KARAR NO : 2015/16897
KARAR TARİHİ : 25.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı avukat … ile yapılan anlaşmaya göre bu davalıya vekalet verdiğini, davalı … tarafından diğer davalı avukata verilen yetki belgesine dayalı olarak kendisine vekaleten icra takibi yaptıklarını, bu icra takibi sonucu dava dışı borçludan 39.500 TL tahsilat yapıldığı halde kendisine 20.000 TL dışında bir ödeme yapılmadığı, bu ödenmeyen tahsilat bedelinin tahsili amacıyla icra takibi yaptığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; 19.500 TL üzerinden yasal faizi ile itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline ve tahsilde tekürrür olmamak kaydıyla 19.500 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … savunmasında,davacının diğer davalıya bizzat verdiği vekaletle diğer davalının icra takibi yaptığınıve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Diğer davalı yapılan tabligata rağmen duruşmalar katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Tavzih ve tashih kurumu HMUK ve HMK’da ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup bu düzenlemelere göre mahkemece, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların tashih yoluyla re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir, HMK 304)tavzihe ilişkin olarak ise, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyorsa yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa tavzih kararı verilebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Asıl hükmü değiştirerek, hüküm sonucunu bertaraf edecek tavzih kararı verilemez. (H.M.K 305/2)
Mahkemece, davalının talebi üzerine verilen tashih kararı, dosya içeriği ve karar gerekçesi itibariyle H.M.K 304. maddesinde tanımlanan yazı ve hesap hatası ve benzeri açık bir hata olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,bu itibarla hükmü değiştirecek nitelikte tashih kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Davacı, kendisini vekil ile temsil ettirmediği halde davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerdeki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMUK’nun 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentlerde açıklanan nedenlerle 25.04.2014 tarihli “Tashih Şerhi” nin KALDIRILMASINA, temyiz edilen mahkeme kararının “Hüküm” başlıklı bölümünün 3 nolu bendinin hükümden tamamen çıkarılarak, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 277,60 TL harcın istek halinde iadesine, 25/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.