Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/23114 E. 2015/14035 K. 04.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23114
KARAR NO : 2015/14035
KARAR TARİHİ : 04.05.2015

MAHKEMESİ : İk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı kurum ile yapılan Sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi kapsamında kampanya ve yönlendirme yasağına aykırı olarak hastaları yönlendirici kampanya yapıldığı gerekçesiyle cezai şart uygulandığını, ancak böyle bir uygulamanın olmadığını ileri sürerek;40.000 TL cezai işlemin iptali ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı şirkete ait hastane hakkındaki şikayetler üzerine yapılan denetim kapsamında ifadeleri alınan 4 hastanın beyanlarında sözleşmenin 7.5.1-2-3-4 maddelerine aykırı davranıldığının tespit edilmesi nedeniyle cezai işlem uygulandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında mevcut sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinin “Reklam, kampanya ve yönlendirme yasağı” ara başlıklı 7.5. maddesine aykırı davranıldığı iddiasına dayalı olarak davalı kurum tarafından davacı hakkında uygulanan cezai işlemin iptali istemine ilişkindir.Dava konusu cezai işlemin, davalı kuruma yapılan şikayetler üzerine davalı kurum görevlileri tarafından gerçekleştirilen denetimler sırasında beyanlarına başvurulan hastalar …’in beyanları üzerine tesis edildiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafından iptali talep edilen cezai işlemin temel dayanağının bu hasta beyanlarına dayalı olarak düzenlenen teftiş tutanakları olduğu, davalının delil olarak da bu belgelere dayandığı tespit edilmiştir. Davalı tarafından yürütülen soruşturmaya konu denetim raporu hükme gerekçe teşkil etmesine rağmen bu denetim tutanağına esas tanıklar mahkemece dinlenmemiştir. Oysa cezai işlemin uygulanmasında bu tanık beyanlarının önemli bir etken olduğu ve davalı kurum tarafından bu tanık beyanlarına atıfla sözleşmeye aykırı davranıldığı sonucuna varılarak işlem yapıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece bu hasta ve tanıkların beyanlarının tespit edilip gerekirse bilirkişilerden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 4.5.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.