YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26440
KARAR NO : 2015/6102
KARAR TARİHİ : 26.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı adına kayıtlı villayı 7.2.2007 tarihli harici sözleşme ile satın alıp aynı tarihte tapusunu devraldığını,satış sözleşmesinde,taşınmazın anahtar teslimi engeç 1.7.2007 tarihinde teslim edileceği,evin içine ve dışına … sitesindeki diğer altı evde kullanılan malzemelerin aynısının kullanılacağı,iskanın alınacağının kararlaştırıldığı halde,yalıtımı yapılmaksızın gizli ayıplı olarak ve sözleşme ile emsallerine uygun yapılacağı vadedildiği halde eksik ve ayıplı imalatlarla ağustos 2007 ayı sonunda noksan ve ayıplı olarak bıraktığını bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 1000 TL nin tahsilini talep etmiş,birleşik davası ile toplam 48.200 TL zararından daha önce talep edilen 1000 TL nin mahsubu ile bakiye 47.200 TL nin yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile 1000 TL nin 9.6.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, birleşik davanın kısmen kabulü ile 23.692 TL tazminatın 9.6.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,mahkemece gizli ayıp olarak kabul edilen yalıtımla ilgili ayıp hakkında verilen karara(12.772 TL lik kabul bakımından) ilişkin temyiz itirazları ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacı tarafından satın alınan villada mevcut ayıplar ve eksikler nedeniyle oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir. Davalı, dairede ayıp ve eksik bulunmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece,sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların bedelinin 12.772 TL olduğu,satın alınan villada emsallerine göre yapılması gereken arka cephesi giriş dış cephe duvarı ile çatı üzeri bacaları kültür taşı kaplaması imalatının yapılmamasının eksik iş niteliğinde olduğu,bedelinin 11.920 TL olduğuna ilişkin bilirkişi raporundaki tesbitler esas alınarak ana davanın kabulüne,birleşik davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 198. maddesine göre, alıcı, teslim aldığı malı örf ve âdete göre, imkân hâsıl olur olmaz muayene etmek ve satıcının tekeffülü altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da derhal satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. BK’nun 198. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz.
Yukarıda açıklanan genel ilkeler ışığında somut olaya bakılacak olursa; davacının dış cephe kaplaması ve çatı bacaları kaplamasına ilişkin talebinin açık ayıp niteliğinde bulunduğu açık ayıplar yönünden yasal süre içinde ihbar mükellefiyetini yerine getirmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Mahkemece,açık ayıp niteliğindeki dış cephe kaplaması ve çatı bacaları kaplamasına yönelik taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının gizli ayıba yönelik temyiz itirazları ile 2.bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenle kararın açık ayıplara ilişkin dava yönünden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.