YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/28367
KARAR NO : 2015/21306
KARAR TARİHİ : 22.06.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 28.12.2004 tarihinde davalı yanca üretilen aracı satın aldığını ancak aracın yokuşları güçlükle çıkması nedeniyle başvurduğu yetkili servis tarafından ayıbın giderilememesi üzerine … 1.Tüketici Mahkemesinde mal bedelinin iadesi talebi ile 06.12.2007 tarihinde dava açtığını adı geçen mahkemece 27.11.2008 tarihinde 2007/814 -730 sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtay incelemesi devam ederken 17.04.2009 tarihinde araç park halinde iken arkadan çarpma sonucu pert olduğunu, anılan mahkeme kararının onandığı ancak aracı teslim imkanının ortadan kalktığından bedelini iade alamadığını bildirilerek, ayıplı mal satışı nedeniyle davalının sorumlu olduğu ayıba tekabül eden 10.000-TL kısmın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, daha önce araç bedelinin iadesine yönelik davanın onanmakla kesin hüküm teşkil ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 10.000 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı yanca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki davası ile, ayıplı araç nedeni ile bedel iadesine yönelik ilamın kesinleşmesine karşın aracın pert olması nedeni ile kendi edimi olan aracın iadesini yerine getiremediğini ileri sürerek ayıba tekabül eden oranda tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı,kesin hükmün yerine getirilmemesinin davacının kusuru olduğunu ve kesin hüküm nedeni ile davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Yargılamada alınan bilirkişi raporunda aracın rayiç değeri bulunarak sovtaj değeri düşülmüş ve talep edilebilecek bedelin 10240,75 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bu değer hükme esas alınmıştır. Ne var ki, davacının ilk davada bedel iadesi talep ettiğinin ancak bu yönde alınan kararın infaz edilemediğinin anlaşılmasına göre “çoğun içinde az da vardır” ilkesi dikkate alındığında, ilk davada davacı yalnızca ayıp nedeni ile bedel indirimi talep etse idi ne kadar tazminat hak edecek idiyse … bu davada da ancak bu miktarı talep hakkına sahip olduğu dikkate alınmamıştır. Öyleyse mahkemece bu yön göz öününe alınarak, gerektiğinde yeniden rapor tesisi ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz nedenlerinin reddine ikinci bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.