Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/29121 E. 2015/31620 K. 02.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/29121
KARAR NO : 2015/31620
KARAR TARİHİ : 02.11.2015

MAHKEMESİ : Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı davalı bankadan 5.5.2010 tarihinde 120 ay vadeli konut kredisi kullandığını, konuta ipotek konulduğunu, ödemeler devam ederken 2 yıl sonra davalı bankanın, 9.5.2012 tarihinden başlamak üzere yeni bir ödeme planı hazırlayarak yasal olarak muaf olmasına rağmen KKDF ve BSMV yi işleterek kendisinden bir kısmını tahsil ettiğini, KKDF ve BSMV nin tahsilinin haksız olduğunu ileri sürerek 12582,00 TL bedelden borçlu olmadığının tespiti ile 2052,00 TL nin bedelin yasal faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı konut teminat altına alınarak kredi kullandırıldığı için davacının BSMV ve KKDF den muaf tutulduğunu, ancak ipoteğe konu taşınmazın davacı tarafından satıldığının öğrenilmesi üzerine kredinin konut kredisi özelliğini yitirmesi nedeniyle, satış tarihinden itibaren vergiye tabi hale geldiğini, devlet alacağına aracılık yaptıklarını, Gelir idaresi Başkanlığının uygulamaları doğrultusunda yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüyle davacının 12.082,00 TL’lik kısımdan dolayı borçlu olmadığının tespitine 2,052,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kullandığı kredinin ipotekli konut kredisi olması nedeniyle başlangıçta alınmayan vergilerin konutu 3. şahısa satarken, yeni bir ödeme planı ile kendisinden alınmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı ise kredinin konut finansmanı için verildiğini, 3. kişiye satılması halinde kredinin ticari krediye dönüşmesi nedeniyle başta tahsil edilmeyen vergilerin davacıdan tahsili için ödeme planı yapılmasının yasa ve… gereği olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece sözleşmede vergi giderlerinin davacı tarafından üstlenilmediği ödeme planının haksız şart içerdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ipotekle teminat altına alınarak kullanılan ancak sonradan konutun üçüncü şahıslara satılması sonucu kredinin konut kredisi özelliğini yitirip yitirmediği, buradan hareketle kredi çekilirken alınmayan, ancak ödemeler devam ederken konutun satılması sonucu KKDF ve BSMV gibi vergisel yükümlülüklerin davacıdan tahsilinin haksız şart olup olmadığına ilişkindir.
Konut finansman sözleşmesi 4077 sayılı Yasanın 10/B bendinde ayrıntılı bir şekilde düzenlendiği gibi konut finansmanının ne olduğu, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Kanunun 139 uncu maddesiyle yürürlükten kaldırılan 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunun 38/A maddesi ile 6362sayılı Yasanın 57. maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre konut finansmanı, konut edinmeleri amacıyla tüketicilere kredi kullandırılması, konutların finansal kiralama yoluyla tüketicilere kiralanması, sahip oldukları konutların teminatı altında tüketicilere kredi kullandırılmasıdır. Davacının konut ihtiyacını gidermek için davalı bankadan kredi çekerken KKDF ve BSMV den muaf olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Mortgage (konut finansmanı) sistemi gereği kredi konusu konutun veya kredi kullanana ait başka bir konutun ipotek gösterilmesi halinde kaynak kullanımı destekleme fonuna tabi tutulmayacağı, kredi kullanana ait olsa bile konut dışında bir taşınmazın veya 3. kişilere ait bir konut ya da gayrimenkullerin ipotek gösterilmesi durumunda kullanılacak kesintilerin fon kesintilerine tabi tutulacağı 4684 sayılı kanundan alınan yetkiye istinaden çıkarılan 12.05.1988 tarih ve 88/12944 sayılı KKDF hakkındaki 6 sıra nolu tebliğin 2. maddesini açıklayan Bakanlık Özelgesinde beyan edilmiştir.
Somut olayda davacıya kendi ihtiyacı için kullandırılan ipotekli konut kredisinde KKDF ve BSMV alınmaması ihtiyaç sahiplerine konut edindirmek maksadıyla tüketicilere sağlanan imkan kapsamında ….. mütalaaları doğrultusunda gerçekleşmiştir. Ne var ki, yukarıda tanımı verilen konut finansman sözleşmesinde borç kapatılmadan konutun 3. kişiye satılması halinde konut edinim amacının kalmayacağı belirgin olup vergisel yükümlüklerin mükellefi olan bankanın KKDF ve BSMV yi davacıdan tahsil etmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı kredinin yeniden yapılandırıldığı, sadece vergilerin dahil edildiği ödeme planını davalı banka ile müzakere edip ödeme planını da imzalamıştır. 4077 sayılı TKHK nın 6. maddesinde haksız şart; satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları olarak tarif edilmiştir. Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği üzere tüketici kredilerinde vergisel yükümlülük miktarının dışında kalan haksız kesintilerin iadesi gerektiği, davalı banka tarafından yasal zorunluluk kapsamında tahsil edilen vergi bedelinin davacıya iadesine karar verilemeyeceği benimsenmiştir. Hal böyle olunca davacının da imzasını taşıyan KKDF ve BSMV’nin dahil edildiği ödeme planının davacıyla müzakere edilmediği, iyi niyet kurallarına aykırı davranıldığının kabulü mümkün değildir. o halde davanın reddi yerine yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme hükmünün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 24,30 TL harcın istek halinde iadesine, 02/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

KARŞI OY

Mahkeme karar gerekçesinde belirtildiği üzere; yanlar arasında bağıtlanan sözleşmede kredi vadesi sona ermeden ve bakiyesi kapatılmadan ipotekli taşınmazın 3.kişiye satılması halinde KKDF ve BSMV tahakkük ettirileceğine dair hüküm bulunmadığı gözetilerek mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.