Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/29404 E. 2016/3180 K. 08.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/29404
KARAR NO : 2016/3180
KARAR TARİHİ : 08.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen reddine kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, Bodrum ilçesi Türkbükü Beldesinde bulunan mülkiyeti Hazineye ait taşınmazı 1.290.000,00 TL bedelle davalı şirketlere ve ….ne satılıp, satış bedelinin 1/4’i olan 322.500,00 TL nın tahsil edilerek şirketlerin vekili ile taksitli satış sözleşmesi imzalandığını, taşınmaz üzerine ipotek tesis edilerek alıcıları adına tescil edildiğini, idarece 101.799,54 TL sı ana para olmak üzere toplam 143.571,03 TL tahsilat yapıldığını, idareye başka bir ödeme yapılmaması üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davalıların yetkiye, borca ve tüm ferilerine haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının talep ettiği alacağın ipotek bedelini de aştığını, ipotek bedelini aşan miktarların ipotek senediyle temin edilmediğini, ipotek belgesinin 322.500,00 TL miktarlı olduğunu savunarak, teminatı aşan miktarın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, ipoteğin ana para ipoteği olduğu, ipotek konusu taşınmazın davalılar ve dava dışı takip borçlusu arasında hisseli olup, her bir hissedarın payına 322.500,00 TL üzerinden davacı lehine ipotek konulduğu, ana para ipoteğinin, ipotek bedeli kadarlık ana para yanında gecikme faizi ve icra takibi yapılmışsa takip masraflarını da güvence altına alacağı, alacağın tamamı üzerinden ipotek borçlusunun sorumlu tutulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, takip dosyasındaki … yönünden 322.500,00 TL ipotek bedeli kadar asıl alacağa yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, … yönünden 322.500,00 TL ipotek bedeli kadar asıl alacağa yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin ve davalıların itirazında kötü niyetli olmadıkları gerekçesi ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurların bilinmesinin mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, borçlular yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, iki numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün beşinci paragrafında yer alan “İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine aynen “Davalı …. yönünden kabul edilen asıl alacak miktarı 322.500,00 TL nın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalı …’den, davalı … yönünden kabul edilen asıl alacak miktarı 322.500,00 TL nın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalı…’den tahsiline” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.