Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/30352 E. 2015/4297 K. 16.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/30352
KARAR NO : 2015/4297
KARAR TARİHİ : 16.02.2015

… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında …. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 04/12/2012 tarih ve 2008/214-2012/702 sayılı hükmün Dairenin 05/05/2014 tarih ve 2014/1366-2014/14423 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı kurumun avukatı olarak … ili ve çevre ilçelerinde bulunan dava ve icra takiplerini yürütürken davalı kurumca sözleşmesinin 15.05.2003 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiğini, kurumun yeniden yapılandırılması çerçevesinde vekalet sözlemesi yapmak için kuruma başvurduğunda davalının sözleşme yapmayacağını beyan ettiğini, davalının fesih tarihine kadar icra dosyalarının vekalet ücretini ödemediğini ileri sürerek, 130.000,00 TL vekalet ücreti alacağının fesih tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, 130.000,00 TL alacağın alacağın 15.5.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.05.2014 tarih ve 2014/1366 Esas, 2014/14423 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş; bu kez davalı karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2-Borçlar Kanunu’nun 101/1 (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117) maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden hükmedilen miktara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekir. Mahkemece, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde fesih tarihinden itibaren faize karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMK.nun 370. maddesi gereğidir. Dairemizce hükmün onanmış olmasının zuhule müstenit olduğu, yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle sair karar düzeltme itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle karar düzeltme talebinde bulunan davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 05.05.2014 tarih ve 2014/1366 Esas, 2014/14423 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve hükmün fıkrasının 1. bendinde yazılı “15.05.2003 tarihinden” yazı ve rakamlarının hükümden çıkartılarak yerine “dava tarihinden” yazılarının yazılarak kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan 1.983,40 TL harcın istek halinde iadesine, 16.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.