Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/30678 E. 2015/32899 K. 11.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/30678
KARAR NO : 2015/32899
KARAR TARİHİ : 11.11.2015

… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesinden (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) verilen 13.5.2014 gün ve 524-262 sayılı hükmün davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı şirketten 02.10.2012 tarihli Gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile inşaat halindeki siteden 1 adet bağımsız bölüm satın aldığını, bu bağımsız bölümün 30.02.2013 tarihine kadar eksiksiz teslim edilmesi gerekirken teslim edilmemesi üzerine Mart – mayıs 2013 arasında yer alan 3 ay için aylık 600.00.TL kira bedeli olmak üzere faizi ile birlikte toplam 1.828.55.TL’nın tahsili için icra takibinde bulunduğunu, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile icra takibine vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 1.500.00.TL asıl alacak ve 12.45.TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.512.45.TL alacak üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.’nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 01.01.2014 tarihinden itibaren 1.890.00.TL.’ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay Daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Temyiz eden davalı tarafından talep edilen miktara göre kabul edilen miktar olan 1.512.45.TL karar tarihi itibariyle 1.890.00.TL.’yi geçmediğinden HUMK.’nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalının temyiz dilekçesinin REDDİNE, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.