Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/31202 E. 2015/27924 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31202
KARAR NO : 2015/27924
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile otobüste yolculuk yaparken tanıştığını, paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine davalıya 350,00TL elden para verdiğini, sonrasında da muhtelif tarihlerde havale masrafları ile birlikte toplam 11.215,00TL para gönderdiğini, davalının geri ödemediğini belirterek 11.565,00TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile yolculuk sırasında tanıştıklarını, davalının cüzdanını kaybettiğini söyleyerek para istemesi üzerine 350,00TL yi elden verdiğini, davalının niyetinin ciddi olduğunu söylediğini ve arkadaşlıklarının devam ettiğini, muhtelif tarihlerde davalıya havale masrafları ile birlikte 11.215,00TL para gönderdiğini, ancak davalının geri ödemediğini iddia ederek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davaya cevap vermeyen davalının davayı reddetmiş sayılacağı, ceza soruşturmasındaki beyanların tek başına hükme esas alınamayacağı, ispat yükünün davacıda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı … Cumhuriyet Savcısı huzurunda 10.03.2013 tarihinde alınan ifadesinde “..Ekonomik sıkıntım vardı bu durumu yani tedavi gördüğümü ve ekonomik sıkıntı içinde olduğumu müştekiye söylemiştim oda zaman zaman maddi yardımda bulunabileceğini belirtmişti.Bana gösterdiğiniz dekontlarda yazılı olduğu üzere değişik tarihlerde farklı miktarlarda…aracılığıyla paralar gönderdi.Ben borç olarak aldığım bu paraların büyük bir bölümünü 2012 kasım ayı içerisinde …. giderek görev yaptığı okuluna giderek kendisine ödedim. Geriye az bir ödemem gereken para kalmıştı onu da 2013 yılı ocak ayı içerisinde İskenderuna giderek kendisine ödedim herhangi bir borcum kalmadı. Ocak ayından sonra telefonla veya yüz yüze görüşmeye son verdik. Olay bu şekilde gelişti ben müştekiyi dolandırmadım.ben müştekiye….. cüzdanımı çaldırdım…… gitmek için paraya ihtiyacım var diyerek elden 350 TL almadım. Yukarıda belirttiğim gibi sonraki zamanlarda…yoluyla bana havaleler gönderdi daha sonra borcumun tamamınıda ödedim..” demiştir. Davalının bu beyanları mahkeme dışı ikrar niteliğindedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 236. maddesinde (HMK 188. madde), taraflardan birinin ikrarının geçerli olduğu ve o taraf aleyhine delil teşkil edeceği belirtilmiş, ancak ikrarın tanımı yapılmamıştır. Öğretideki tanımlamalara göre ikrar (dar anlamda ikrar), görülmekte olan bir davada, taraflardan birinin, diğer tarafça ileri sürülen ve kendisi aleyhine hukuki sonuç doğurabilecek nitelik taşıyan maddi vakıanın doğruluğunu kabul etmesidir. Yargıtay uygulamasında da ikrara bu anlam yüklenmektedir. İkrardan söz edilebilmesi için, bir tarafın bir vakıa ileri sürmüş olması, diğer tarafın da bu vakıanın doğru olduğunu bildirmesi gereklidir. Yapıldığı yere göre mahkeme dışı veya mahkeme içi ikrar söz konusu olup, mahkeme dışı ikrar takdiri, mahkeme içi ikrar ise kesin delil niteliğindedir. Yukarıda açıklandığı üzere davalının beyanları mahkeme dışı ikrar niteliğinde olup davacı davalının bu beyanlarına delil olarak dayandığını mahkemeye bildirmiştir. Davalının Cumhuriyet Savcılığında alınan bu beyanları davacının iddialarını doğruladığı gibi davalıyı da bağlayıcı niteliktedir. Davalının bu ikrarı karşısında kabul ettiği miktar ile sınırlı olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davalının davaya cevap vermeyerek davayı reddetmiş sayılacağı, ceza soruşturması dosyasındaki beyanların tek başına hükme esas alınamayağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 29.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.