Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/31467 E. 2015/23592 K. 07.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31467
KARAR NO : 2015/23592
KARAR TARİHİ : 07.07.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı vekili avukat … geldi, davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, lise son öğrencisi iken davalı şirket bünyesinde staj yaparken trafo binasındaki yüksek gelirimli elektrik kesicinin kapağını açması sonrası elektrik akımına kapılarak yaralandığını bu kapsamda maddi manevi zarara uğradığını ileri sürerek ıslah ile 58.604,28 TL maddi ve 90.000 TL de manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalıi kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 45.023 TL maddi tazminatın ve 8000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı yanca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Tüm dosya kapsamından davacının staj yapmakta iken elektrik akımına kapılıp ağır yaralandığı, ve davalının gerekli önlemleri almayarak ağır kusurlu olduğu sabit olup bu hususlar gözetilerek davacılar lehine uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye duyduğu ağır manevi sıkıntıyı belli bir oranda gidermek, bozulan ruhi dengeyi onarmak ve olanak dahilinde bu dengenin yeniden elde edilmesini sağlamak amacına yönelik olarak manevi tazminata hükmedilir. Manevi tazminatın ve kapsamının taktiri hakime ait bir hak ve görevdir. Ancak hakim bu hak ve görevini yerine getirirken Medeni Kanun’un 4.maddesi hükmünü de gözetmek suretiyle hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalarak tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmek suretiyle makul bir tazminata hükmetmelidir. Mahkemece, olayın oluş şekli ve davacının yaralanması ve kusur oranları dikkate alındığında takdir edilen manevi tazminatın miktarının çok az olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyecek şekilde davacı için 8000 TL manevi tazminata karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 07/07/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.