YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31951
KARAR NO : 2015/28559
KARAR TARİHİ : 06.10.2015
MAHKEMESİ : Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/05/2014
NUMARASI : 2013/293-2014/320
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan her iki tarafın bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 260,35 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 59,30 TL harcın davacıya iadesine, 6.10.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı eldeki dava ile, terör zararlarının tazmini için idari işlemleri davalı adına vekaleten yürütürken haksız azledilmeleri nedeni ile alamadıkları vekalet ücretinin tahsili için başlattıkları takibe vaki itirazın iptali isteminde bulunmuşlardır.
Davalı, azlin haklı olduğunu kaldı ki vekaleten yürütülen işlemlerin bir dava olmayıp idari bir işleme ilişkin iş takibi olduğunu bu nedenle tazminat miktarı üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ilgili komisyonca belirlenen tazminat miktarı üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Avukat tarafından davalı adına vekaleten yürütülen iş bir dava veya icra takibi değildir. Bu nedenle hizmetin verildiği tarihde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısım ikinci bölümde yer alan iş takibi konusundaki hukuki yardım kapsamındadır.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2015/12946 Esas ve 2015/18981 karar sayılı Bozma ilamında da ” Davacılar eldeki davaları ile, terör zararlarının tazmini için idari işlemleri davalı adına vekaleten yürütürken haksız azledilmeleri nedeni ile alamadıkları vekalet ücretinin tahsili için başlattıkları takibe vaki itirazın iptali isteminde bulunmuşlardır. Davalı, azlin haklı olduğunu kaldı ki vekaleten yürütülen işlemlerin bir dava olmayıp iadri bir işleme ilişkin iş takibi olduğunu bu nedenle tazminat miktarı üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, ilgili komisyonca belirlenen tazminat miktarı üzerinden nispi vkalet ücreti hesaplanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamında azlin haksız olduğu sabittir. Nevar ki, Davacılar tarafından davalı adına vekaleten yürütülen iş bir dava veya takip değildir. Davcılarca vekaleten yürütülen iş ancak İş Takibi konusundaki hukuki yardım kapsamında değerlendirilebilir. Öyleyse, Mahkemce azil tarihinde geçerli Avukatlık Ücret Tarifesinde İş Takibi konusundaki hukuki yardımlarda ödenecek ücret dikkate alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, belirtilen bu husus dikkate alınmaksızın yazılı gerekçe ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.” yazılı karar emsal nitelikte olup muhalefet görüşümüzü destekler niteliktedir.
Tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulması gerektiğinden, onama yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılamıyoruz.