YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/32155
KARAR NO : 2015/37273
KARAR TARİHİ : 21.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, emlak komisyoncusu olduğunu, davalı ile imzaladıkları tellallık sözleşmesine istinaden davalının, kendisini devre dışı bırakarak dava konusu taşınmazı satın aldığını, ancak sözleşmede gösterilen 880.000,00 TL satış bedeli üzerinden tellallık ücretini ödemediğini, akde aykırılık halinde sözleşmede %6 oranında 52.800,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı aracısız olarak satıcıdan aldığını, eski malikin de davacıya taşınmaz satımı konusunda yetki vermediğini, davacının, hulus ve saffetinden yararlanarak boş mukaveleye imza attırdığını, davacının hiçbir hizmet vermediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının sadece alıcıyla sözleşme yaptığı, taşınmaz maliki ile satışa aracılık konusunda bir sözleşme yapmadığı, taşınmaz malikinin hiçbir emlakçıyla anlaşma yapmadığına dair beyanı ile taşınmazın sahibinden satılık olduğuna dair internet ilanının aksine bir delil de bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, tellallık sözleşmesi gereği cezai şartın tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece her ne kadar davacı tellalın taşınmaz maliki ile satışa aracılık konusunda bir sözleşme yapmadığı ve ücrete hak kazanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davaya konu sözleşme, davacı komisyoncu ile davalı alıcı arasında düzenlenmiş tellallık (simsarlık) sözleşmesidir. Dava tarihi olan 14.06.2013 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı …’ nun 520. maddesine uygun olarak yazılı şekilde yapılan sözleşmenin geçerli olduğu ve tarafları bağlayacağı açıktır. Davacının dayandığı 06.04.2013 tarihli tellallık sözleşmesi içeriğine göre davaya konu taşınmazın davalıya gösterildiği, 03.05.2013 tarihli resmi senet içeriğine göre de dava konusu taşınmazın davalı tarafından…den satın alındığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, davacı tellallın ücrete hak kazanabilmesi için davalının mal sahibi ile satışa aracılık konusunda bir sözleşme yapma zorunluluğu da yoktur. Davalının, davacı komisyoncuyu devre dışı bırakarak taşınmazı satın almış olması nedeniyle sözleşmede öngörülen ve dava konusu yapılan satış bedelinin %6’sı + KDV oranında tellallık ücretinin %3’ü davalı alıcı tarafından ödemesi gereken tellallık ücreti olup, davalının alıcı sıfatıyla sözleşme gereğince üstlendiği ücreti ödemekle yükümlü olduğunda duraksama olmamalıdır. Bunun dışında satış bedelinin geri kalan %3’ü oranındaki kısmının ise cezai şart niteliğinde bulunduğunun kabulü gereklidir. O halde, davalının davacı komisyoncuyu devre dışı bırakarak taşınmazı malikinden satın alması nedeniyle sözleşmede öngörülen ve dava konusu yapılan satış bedelinin %6’sı + KDV oranındaki tellallık ücretinden %3’ünün ödenmesinin yanında geri kalan %3’ü oranındaki cezai şarttan da BK’.nun 161/son maddesi gereğince indirim yapılarak davalının sorumlu tutulması gerekirken, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.