Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/32544 E. 2015/26888 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/32544
KARAR NO : 2015/26888
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıya sattığı ürünlerin karşılığında veresiye fişi aldığını ancak davalının bakiye 2.860,00TL borcunu ödememesine rağmen aleyhine başlatılan icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya dayanak yaptığı veresiye fişleri 2006 yılına ait olmasına karşın, ürünlerin seracılık faaliyetine ilişkin olduğunu, serasını ise 2003 yılında söktüğünü, daha sonra seraya ürün almasının söz konusu olmadığı gibi o dönemdeki borcunu da ödediğini belirtmiş; akabinde, ıslah yoluyla zamanaşımı definde bulunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; davalının… İcra Müdürlüğünün 2012/8064 E. sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazının faiz yönünden kabulüne, asıl alacak yönünden reddine, takibin 2.860,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihi olan 27.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, eldeki davada davalının aldığı ürünlerin bakiye 2.860,00 TL’lik kısmını ödemediğini iddia etmiş; davalı ise davacıdan davaya konu seracılık faaliyetine ilişkin aldığı ürünlerin bedelini ödediğini ancak zaten davacıdan seracılık ürünlerinin 2003 yılından önce alındığını, 2003 yılında serasını söktüğünü, davacının delil olarak sunduğu veresiye fişlerindeki tarihlerin, zamanaşımdan kurtulmak için 2006 olarak tanzim edildiğini savunmuş, ıslah yoluyla zamanaşımı definde bulunmuştur. Mahkeme ise, ıslah yoluyla zamanaşımı definde bulunulamayacağını, keza dava konusu olayda 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olacağını benimseyerek, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Davalı, icra takibine yaptığı itirazında, çekişme konusu bedeli ödediğini açıkça belirtmiştir. Bu durumda ispat külfeti davalıdadır. Zaten davalı da zamanaşımı defi kabul edilmezse, delil olarak yemine dayandığını ifade etmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece davalıya yemin delili hatırlatılarak hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, peşin alınan 39,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.