YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33093
KARAR NO : 2015/31257
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı ile … ve … arasındaki harici sözleşmeye göre davalının müteahitliğini üstlendiği taşınmazdaki iki dairenin 175.000,00 er TL ye satımı konusunda anlaştıklarını, teslim tarihinin 30.11.2011 olarak kararlaştırıldığını, bu dairelerin … adına tescil edildiğini ancak dairelerde eksik ve ayıplı işler bulunduğu gibi çevre düzenlemesinin de halihazırda tamamlanmamış olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL değer azalması ile geç teslimden dolayı 18.000,00 TL kira kaybından doğan cezai şartın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, değer azalmasından doğan alacak talebini ıslah dilekçesi ile 12.641,76 TL ye yükseltmiştir.
Davalı, süresinde yapılmış ayıp ihbarı bulunmadığını, geç teslimden dolayı cezai şart istenemeyeceğini, çevre düzenlemelerinin tamamlanmasına devam edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile eksik ve ayıplı işler için 12.641,76 TL nin 10.000,00 TL si dava bakiyesi ıslah tarihinden itibaren faizi ile tahsiline cezai şart isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, taşınmaz satış sözleşmesinden doğan geç teslim ve ayıp iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. MK.705, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri gereğince taşınmaz satışının geçerliliği resmi şekilde yapılmış olma şartına bağlıdır. Bu şart sağlanmaksızın yapılan bir sözleşmenin, sonrasında taşınmazın harici sözleşmede alıcı olan kişiye devri gerçekleşmiş ise artık geçerlilik kazanacağı yerleşmiş içtihatlarla sabittir. Davacılar 3.10.2011 tarihli harici gayrimenkul satış şözleşmesine dayanmış olup, tapu devrinin bu sözleşmede taraf olmayan davacı … adına gerçekleştiği çekişmesizdir. Uyuşmazlıkta ileri sürülen iddiaların yalnızca … tarafından dile getirilebileceği, bu halde geçersiz sözleşmeye dayalı olarak davacılar …. ve ….. ‘ın dava ehliyetinin bulunmadığının gözetilmemesi usulsüz olup, bu davacılar yönünden davanın reddine karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu yönden bozulması gerekir.
3-4077 sayılı TKHK’nun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 198. maddesi (6098 Sayılı B.K.’nun 223. maddesi) uygulanacaktır. Anılan maddeye göre, alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre, imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal (uygun süre içinde) ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirme ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da hemen satıcıya bildirmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, kayıt maliki davacı … sözleşme ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde ayıp ve geç teslim iddiasında bulunabilecek ise de, dava konusu taşınmazın 30.11.2011 tarihinde hiçbir ihtirazi kayıt konulmaksızın teslim edildiği, davada ileri sürülen ayıp iddialarının bilirkişi marifeti ile incelendiğinde bir kısmının açık bir kısmınının gizli ayıp mahiyeti arz ettiği, bu halde 24.4.2013 tarihinde ikame edilen davada davacı tarafça süresinde yapılmış ayıp ihbarının bulunmadığı, bu davacının, davalının bu yönde ayrıca taahhüdünün de bulunmamasına göre tarafı olmadığı sözleşmeye dayalı olarak çevre düzenlemesinin eksik ifa edildiği iddiasını da ileri süremeyeceği gözetilerek davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı şekilde kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bent gereğince hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 215,90 TL harcın davalıya, 25,20 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.