Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/33118 E. 2015/15845 K. 18.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33118
KARAR NO : 2015/15845
KARAR TARİHİ : 18.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar ile …Noterliğinin 04/08/2010 tarih ve 13923 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini imzaladıklarını, sözleşmeye göre …5365 ada 9 parsel için 1.000.000,00 (bir milyon) EURO bedelle satmayı vaad ettiğini, satış bedeli aynı gün peşin olarak davalıların …i 4870-4545351 nolu hesabına nakten ödendiğini, bu sözleşmeyle birlikte davalılardan alınan vekaletnameyle satış vaadine konu taşınmaz üzerinde bulunan iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesi amacıyla ….Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/969 Esas sayılı davanın açıldığını, ancak bu dava davalılar tarafından imzalanan 18/04/2003 tarihli sözleşme nedeniyle reddedildiğini, bunun üzerine satış vaadi sözleşmesiyle ödenen bedelin iadesi için davalılar aleyhine ….İcra Müdürlüğünün 2011/3744 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, takibe yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne,….İcra Müdürlüğünün 2011/3744 esas sayılı dosyasına vaki davalılar itirazının iptaline ve takibin devamına,icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu davacının davalıdan talep ettiği bedel belirli olduğundan likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra–inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden .438/7 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle (1) nolu bentte belirtilen nedenle davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine, 2-İkinci bentte açıklanan nedenle, mahkeme kararının “Hüküm” bölümünün 3.fıkrasında yer alan”icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına” söz ve cümlesinin tamamen hükümden çıkarılarak, yerine “ Davacının icra–inkar tazminatı talebinin kabulü ile kabul edilen asıl alacağın %40’ı oranında icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, 149.800,80 TL onama harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 18.5.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.