Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/33903 E. 2015/27954 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33903
KARAR NO : 2015/27954
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden Asil … ile davalı… vekili avukat …..’nun gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, davalı ile imzalamış oldukları avukatlık ücret sözleşmesi gereğince, dava ve icra dosyalarını takip etmekte iken, davalının tüm dosyaları, dava dışı ……..’ne temlik ettiğini, söz konusu temlikle birlikte vekalet ilişkisinin de sona erdiğini, bu durumda akdi ve karşı taraf vekalet ücretlerinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000 TL’nin ve davalıya gönderilen ihtar bedeli olan 636 TL’nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemişler, 15.9.2010 tarihli ıslah dilekçeleri ile de talep miktarlarını 500.636,00 TL’ye çıkarmışlardır.
Davalı, talep edilen ücretin sözleşmeye aykırı ve fahiş olduğunu, davacıların sadece emek ve mesaileri ölçüsünde hak ve nesafete göre belirlenecek ücreti talep edebileceklerini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 18.4.2013 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak, 346.470,48 TL vekalet ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacılar, davalı ile imzalamış oldukları avukatlık ücret sözleşmesi gereğince, dava ve icra dosyalarını takip ederken, davalının tüm dosyaları dava dışı üçüncü kişiye temlik ettiğini ileri sürerek, gerek sözleşme gereğince, gerekse karşı taraftan tahsil edilecek vekalet ücretlerinin tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece, kararın gerekçesinde, 18.4.2013 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilmek suretiyle, raporda belirtilen miktardaki vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, yine gerekçe bölümünde, “davanın Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi gereğince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu” belirtilmiştir. Oysa ki davacıların iş bu davadaki talepleri gerek akdi, gerekse karşı taraf vekalet ücretlerinin tahsiline ilişkindir. Öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, hesaplamanın hangi tür ücrete ilişkin yapıldığı konusunda açık bir ifade bulunmamakla beraber, “karşı taraftan alınacak vekalet ücretinin davalıya yükletilebilmesi için tahsil edilmiş olması gerektiği” belirtilmiştir. Bu durumda, davadaki talep, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve mahkeme kararının gerekçesi ve verilen hüküm yönünden çelişki mevcut olup, bu şekilde çelişki doğuracak biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır. O halde mahkemece ilk karar ile bağlı kalınmadan, ancak değinilen husustaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2.bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 2,632,80 TL. temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29.9.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.