Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/35155 E. 2015/32907 K. 11.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/35155
KARAR NO : 2015/32907
KARAR TARİHİ : 11.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Sulama Birliği ile 4 parça tarlada muz ekimi yaptığından dolayı 09.06.2009 tarihli sulama suyu kullanım sözleşmesi imzaladığını, ve bu 4 parça tarla ile ilgili sulama bedellerini ödediğini, sonradan dava dışı …’ ya ait … Beldesi .. Mahallesi … üzerinde bulunan 3.000.m2′ lik araziyi muz ekimi yapmak üzere uzun süreli olarak kiraladığını, kiraladığı bu arazi içinde kadim su kuyusu bulunduğunu ve davalı Birliğin sulama kanalına ve suyuna ihtiyaç duymadan kadim kuyudan çıkan su ile araziyi sulama imkanına sahip olduğunu, davalı Birliğin imzaladığı sulama suyu kullanım sözleşmesine kendisinden habersiz olarak kiraladığı 3.000.m2′ lik araziyi de ekleyerek bu tarla içinde sulama ücreti istediğini, bu arazide kadim su kuyusu olmasına, bu kuyudan yeterli şekilde araziyi sulamasına ve davalının kanalı ile suyunu kullanmamasına rağmen kiraladığı arazi yönünden su bedelinin ödenmemesi halinde diğer 4 parça tarlaya da sulama suyu verilmeyeceğinin davalı tarafından söylenmesinin yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek 09.06.2009 tarihli sulama suyu kullanım sözleşmesinin … Beldesi … Mahallesi … . üzerinde bulunan 3.000.m2′ lik muz bahçesi ile ilgili bölümünün iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, davacının 09.06.2009 tarihli sulama suyu kullanım sözleşmesine … Beldesi … Mahallesi … yolu üzerinde bulunan 3.000.m2′ lik muz bahçesinin sonradan sözleşmeye eklendiği yönündeki iddiası ile ilgili olarak …’ ndan alınan rapora göre, sözleşmedeki tüm yazıların aynı kalem ve aynı el ürünü olduğu, davacının daha sonra 28.01.2014 tarihli dilekçesindeki iddialarına karşılık davalının iddianın genişletilmesine muvafakat etmemesi üzerine sadece dava dilekçesindeki iddialarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda 3.000.m2′ lik muz bahçesinin sözleşmeye sonradan eklendiği iddiasının ispat edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; Davacı 09.04.2012 tarihli dava dilekçesinde sadece 09.06.2009 tarihli sulama suyu kullanım sözleşmesine …. Beldesi … Mahallesi … yolu üzerinde bulunan 3.000.m2′ lik muz bahçesinin sonradan sözleşmeye eklendiği yönünde iddiada bulunmamıştır. Davacı ayrıca kiraladığı 3.000.m2′ lik muz bahçesinin içinde kadim su kuyusu bulunduğu ve davalı Birliğin sulama kanalına ve suyuna ihtiyaç duymadan kadim kuyudan çıkan su ile araziyi sulama imkanına sahip olduğu iddiasında bulunmuştur. Sulama Birlikleri ve su kaynakları ile ilgili Yasalar ve bu yasalara uygun olarak çıkarılan Tüzük ve Yönetmelikler ile yine bu hususlarda verilen Yargı kararlarına göre, Davalı Sulama Birliği, sulama tesislerinde şebeke içerisinde kalan kadim su hakları bulunan kuyular hariç her türlü yeraltı suyu kuyularından işletme ve bakım ücreti alabilmektedir. Mahkemece, bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının iddiası ile ilgili olarak, davacının kiraladığı … Beldesi .. Mahallesi … yolu üzerinde bulunan 3.000.m2′ lik muz bahçesinin içinde su kuyusu bulunup bulunmadığı varsa su kuyusunun kadim su kuyusu olup olmadığı ve kadim su kuyusu ise davalı Birliğinin sulama kanalına ve suyuna ihtiyaç duyulmadan kadim kuyudan çıkan su ile bu arazinin sulanıp sulanamayacağı yönünde taraf delilleri toplanarak gerekirse mahallinde özellikle içinde jeoloji ve ziraat mühendisi bulunan bilirkişi heyeti marifetiyle keşif yapılarak, konusunda uzman bilirkişi kurulundan dayanaklarını gösterir, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.