YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/36148
KARAR NO : 2015/33707
KARAR TARİHİ : 19.11.2015
MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2014
NUMARASI : 2010/521-2014/193
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, murislerinin vefatından sonra mirasla ilgili işlemleri tamamlaması için davalıya vekalet verdiğini, davalının bu vekalete dayalı olarak miras malları üzerinde tasarrufta bulunmuş ise de bu yönde net açıklama yapılmadığını, muristen intikal eden nakit miktarı ve fon hesaplarının ve davalının vekalet ile yaptığı tasarrufların bilinmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla murisin sağlığında ona vekaleten murisin malları ve paraları üzerinde münhasıran davalı tarafından tasarrufta bulunulduğundan, murisin sağlığında mevcut banka kayıtları ve davalının banka kayıtlarının celbi ile davacı hissesine düşen murisin sadece TL, USD, EURO ve likit fon ile banka hisse senetlerine ilişkin hesabından şimdilik 200.000,00TL’nın ölüm tarihinden itibaren en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın öncelikle zaman aşımı nedeniyle, olmadığı takdirde esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava vekaleten ortak miras malları üzerinde yapılan tasarruflar sonrasında miras hissesi oranında alacak istemine ilişkin olup, tam kabulüne hükmedilen davanın değeri 200.000,00 TL olmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekil ile temsil eden davacı lehine 17.200,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik şekilde 4.700,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının ikinci bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4. bendinin çıkarılarak yerine “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 10.246,50 TL. harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 25,20 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.