YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/37063
KARAR NO : 2015/27974
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu….Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 25.02.2011 Tarih, 2009/786 Esas ve 2011/71 Karar sayılı ilama konu dosyasında görev ifa ettiğini, mezkur dosyanın karara bağlanarak, davacısından 9.310,78 TL yasal vekalet ücretini almaya hak kazandığını, davalının, dosya karara bağlandıktan sonra, 20.04.2011 tarihli azilname ile kendisini haksız bir şekilde vekillikten azlettiğini, bu nedenle icra takibi başlattığını, davalı şirketin takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı, davacı-karşı davalıya toplam 19.000 TL ödendiğini, bunun karşılığında, kendilerine 5.880,00 TL serbest meslek faturası ve 1,969,00 TL masraf belgesi sunduklarının görüldüğünü, bakiye 11.151,00 TL alacakları bulunduğunun anlaşıldığını, azilnameden sonra kendilerine 1.536,00 TL tutarlı bir makbuz daha kesildiğini, böylece bakiye alacağın 9.615,00 TL olduğunu, asıl kendisinin alacaklı olduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiş, 9.615,00 TL’nin tahsili ile %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının….. İcra Müdürlüğünün 2012/16646 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 1.579,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, takip tarihinden sonra yasal faiz uygulanmasına, davacının icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine; karşı davanın kısmen kabülüne, karşı davanın 8.036,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, bu miktara dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmamına, davalının icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.
Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Ayrıca 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde; hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsayacağı, hükmün sonuç kısmında ise, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkeme 20.02.2014 tarihli celsesinde yargılamayı bitirmiş ve kısa kararını vererek davanın kısmen kabulüne, karşı davanın da kısmen kabulüne, davacının İstanbul 23. İcra Müdürlüğü’nün 2012/16646 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 1.579,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, takip tarihinden sonra yasal faiz uygulanmasına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, gerekçeli kararda ise davanın kısmen kabulüne, davacının…. İcra Müdürlüğünün 2012/16646 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 1.579,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, takip tarihinden sonra yasal faiz uygulanmasına, davacının icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine; karşı davanın kısmen kabülüne, karşı davanın 8.036,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, bu miktara dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmamına, davalının icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, böylece yukarıda açıklanan yasal düzenleme gözetilmeyerek kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında aykırılık oluşturulduğu anlaşılmakla HMK’ nun 297/son madde ve fıkrası gereğince hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 52,90 TL harcın istek halinde davalı (K.Davacı)’ya, 163,20 TL’nin davacı (K.Davalı)’ya iadesine, 29.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.