Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/38179 E. 2015/30867 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/38179
KARAR NO : 2015/30867
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar duruşmasız, davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Asil … ve vekilleri avukat …, avukat………ile davalı …… vekili avukat …, diğer davalı ….vekili avukat …………’nün gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davacı … tarafından 2005 model ….. aracın 20.05.2009 tarihinde 2. el olarak satın alındığını, 09.01.2010 tarihinde aracın arka koltuğunda davacılar …. ve …’ dan olma 1998 doğumlu ….. ve 2002 doğumlu ….., ön yolcu koltuğunda davacı … olduğu halde dava dışı sürücü …..’ ın kullanımında seyahat halinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini aniden kaybetmesi üzerine aracın orta refüje çarptığını ve ön hava yastıklarının açıldığını, ön yolcu koltuğunda oturan davacı ….’ ın boyun bölgesinden göğüs hizasına doğru hava yastığından kaynaklı ciddi sayılacak yanıklar oluştuğunu, ayıplı hava yastığından dolayı vücudunda yanıklar oluşan ve sonrasında tedavisi için uğraş veren davacı …. ve aracın içinde annelerinin vücudunda yanıklar oluştuğunu bizzat gören çocuklar ile onların bu yaşadıklarına sonradan vakıf olan ve olumsuz durumu gidermek için uğraşan davacı eş ve baba olan …’ ın psikolojilerinin çok zarar gördüğünü olumsuz etkilendiklerini acı ve ızdırap duyduklarını, aracın tamamlayıcı parçası olan ve güvenlik için önemli olan hava yastığının ayıplı olmasından dolayı aracın gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek gizli ayıplı aracın misli ile değiştirilmesine, ayıplı hava yastığının neden olduğu yanıktan dolayı davacı …..’ ın tedavi giderleri yönünden 5.000.00.TL’ nın, manevi zararlar yönünden davacı ….. için 60.000.00.TL, davacı ….. için 30.000.00.TL, çocuklar …. ve …. için ayrı ayrı 10.000.00.’ er TL olmak üzere toplam 110.000.00.TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, aracın davacı tarafından ikinci el olarak satın alındığı için kendilerine husumet düşmeyeceğini, tüketici ilişkisinin bulunmadığını, genel mahkemenin görevli olduğunu, garanti süresinin sona erdiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, meydana gelen yanmanın hava yastığından kaynaklanmasının mümkün olmadığını, araçta üretimden kaynaklı herhangi bir hata ve ayıbın bulunmadığını, manevi tazminat isteminin uygun olmadığını ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini ayrı ayrı dilemişlerdir.
Mahkemece, davacı …’ ın aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi isteminin yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle reddine, davacılardan … yönünden maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 352.00.TL’ nın olay tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline, davacılar …., …. ve ……’ ın maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı …’ ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.000.00.TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline, davacılar …., ….. ve …..’ ın manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki 2., 3. ve 4. bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Her ne kadar mahkemece, davacının aracın hava yastığındaki ayıbın gizli ayıplı olmasından dolayı misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin, davanın aracın trafiğe çıkışından itibaren yaklaşık 5 yıl sonra açıldığı, aracın bu tarihe kadar hangi koşullarda ve nasıl kullanıldığının bilinmediği dolayısıyla satın alınıp eskitilen bir araç olmasından dolayı taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesini bozar nitelikte olup TMK.’ nun 2. maddesinde açıklanan iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil edeceği, ayıp oranında bedel indirimi veya ücretsiz onarım isteme hakkınında kullanılmaması nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında araçta bulunan hava yastığındaki hatanın üretimden kaynaklandığının ve aracın gizli ayıplı olduğunun açıkça belirlenmesi ve tüketici olan davacı …’ ın 4077 sayılı Yasanın 4. maddesinde kendisine tanınan seçimlik haklardan aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini istediği gözönünde bulundurularak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçe ile bu talebin reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
3-Davacılar …., …. ve ……’ ın maddi tazminat istemleri bulunmamasına rağmen mahkemece bu davacılar yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine yönelik hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
4-Davaya konu aracın, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini aniden kaybederek orta refüje çarpması üzerine ön hava yastıklarının açıldığı ve ön yolcu koltuğunda oturan davacı …’ ın, hava yastığının bir bölümünün yanarak içinden çıkan gaz sonucunda boyun bölgesinden göğüs hizasına doğru 2. derecede yanıklar oluşmasından bahisle mahkemece davacı … yönünden istemin kısmen kabulü ile 1.000.00.TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmişse de; 22.6.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, manevi tazminat tutarını etkileyen özel hal ve şartlar belirtilmiş olup, manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, amacı, mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması da değildir. Söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, hakim manevi tazminat miktarını belirlerken Türk Medeni Kanunu’ nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalmalı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesi, istek sahibinin toplumdaki yeri, kişiliği, hassasiyet derecesi, gözetilmelidir. Takdir edilecek manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, ne var ki mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaç edinilmediğinden zenginleşme aracı da olmamalıdır. Dava konusu olayın gelişimi ve yukarıda belirtilen ilkeler gözetildiğinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunun kabulü gerekir. O halde, yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda takdir edilecek daha makul bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, mahkemece davacı … lehine 1.000.00.TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
5-Bozma nedenlerine göre, davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2., 3., ve 4. bent gereğince hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, 5. bentte açıklanan nedenle davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin alınan 50,40 TL. harcın davalı-Borusan’a, 25,20 TL harcın davalı-……’e iadesine, 21/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.