YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/38626
KARAR NO : 2015/16239
KARAR TARİHİ : 21.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının vekili olduğunu, haksız azledildiğini ileri sürerek, takip ettiği dava ve icra dosyaları nedeniyle 13.645,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, vekaletnamede ahzu kabza yetkisi olmamasına rağmen davacı avukatın haricen tahsilat yaptığını ve yasal olmayan şekilde yapılan tahsilat üzerinde hapis hakkını kullandığını, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, azlin haklı olduğunun kabulü ile taraf vekalet ücretine ilişkin davanın reddine, mahkeme vekalet ücret alacağı olarak 615,00 TL’nin kabulü ile bu miktarın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, haksız azil nedeniyle vekalet ücreti alacağına ilişkindir. Davalı ile dava dışı kardeşlerinin … Noterliği’nin 16.10.2009 tarihli vekaletnamesi ile davacıyı vekil tayin ettikleri,.. Noterliği’nin 30.09.2010 tarihli azilnamesi ile gördükleri lüzüm üzerine vekillikten azlettikleri, taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı, azlin haksız olduğunu ileri sürerek vekalet ücreti alacağının tahsilini istemiştir. Davalı ise, vekaletnamede ahzu kabza yetkisi olmamasına rağmen davacı avukatın haricen tahsilat yaptığını ve yasal olmayan şekilde yapılan tahsilat üzerinde hapis hakkını kullandığını, azlin haklı olduğunu savunmuştur. Mahkemece, azlin haklı olduğu gerekçesiyle sonuçlanan işler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Avukatlık Kanunu’nun 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Zira vekalet ilişkisi bir bütün olup azil, taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet edeceğinden, azlin haklı olduğunun kabul edilmesi halinde, davacının azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşmeyen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edebilmesi mümkün değildir.
Somut olayda, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, azlin haklı olup olmadığı ile ilgili olup, ancak bunun sonucuna göre davalının vekalet ücreti ödemekle yükümlü olup olmadığına karar verilebilecektir. Davacı tarafından aynı vekaletname ve azilnameye dayanılarak davalının kardeşi … aleyhine açılan …Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/1746 Esas, 2012/..Karar sayılı vekalet ücreti dosyasında aynı azil nedeninin ileri sürüldüğü anlaşılmakta olup, mahkemece azlin haksız olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. İş bu karar, Dairemizin 05.07.2012 tarih, 2012/13136 Esas ve 2012/17450 Karar sayılı ilamı ile onanmış, miktar nedeniyle karar düzeltme dilekçesi reddedilerek kesinleşmiştir. Hal böyle olunca davacının haksız olarak azledildiği hususu kesinleşmiş olup mahkemece, haksız azlin sonuçlarına göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ve azlin haklı olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2)numaralı bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 24,30 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
B