YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/39000
KARAR NO : 2015/30900
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı vekili avukat…………….. ile davalı vekili avukat …’ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davaya konu aracını 12.04.2012 tarihinde Noterden davalılardan …….. “e sattığını,ancak satış bedelinin tarafına ödenmediği gibi davalının ortadan kaybolduğunu, dolandırıldığını, bu konuda C.Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, bilahare aracının 13.04.2012 tarihinde davalı ….. tarafından, diğer davalı … ye satışının yapıldığını öğrendiğini, davalıların birlikte hareket ederek kendisinin dolandırdığını ileri sürerek, aracın kendisine teslimine ve adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …., iyiniyetli 3.kişi olduğunu ,olayla bir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı …. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Anayasanın 141/III maddesi uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. 6100 sayılı HMK 297/1-c bendinde ;” hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi ile sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin yer alacağı” hususu hükme bağlanmıştır. Mahkemece davanın reddine dair hüküm kurulurken, davalı … hakkındaki davanın red gerekçeleri belirtilmiş, ancak diğer davalı …. hakkında herhangi bir açıklama ve gerekçeye yer verilmemiştir. Oysa ki yukarıda açıklandığı üzere mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması Anayasa hükmü olduğu gibi kararın da usulün 297/1-c maddesinde yer alan hususları kapsaması zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek, gerekçesiz bir şekilde ve usulün 297/1-c maddesine aykırı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 25,20 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.