YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/39080
KARAR NO : 2015/33071
KARAR TARİHİ : 12.11.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri … ile davalı banka arasında tüketici kredisi sözleşmesi imzalandığını ve 08.07.2005 tarihinde diğer davalı şirkete de hayat sigortası yaptırıldığını, murislerinin 17.04.2007 tarihinde vefatından sonra bankaya başvurduklarında murislerinin hayat sigortasının 1 yıl süreli olduğunu ve süresinin sona erdiğini öğrendiklerini, hayat sigortasının davalı banka tarafından kredi süresi 10 yıl olmasına karşın 1 yıl süreli yaptırılıp sonrasında murislerine bilgi verilmeksizin ferdi kaza sigortasına dönüştürüldüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL tazminatın müteveffanın ölümünden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, sonradan ıslah suretiyle taleplerini 140.309,48 TL’ye yükseltmişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, … aleyhine açılan davanın reddine, davalı … aleyhine açılan davanın KABULÜ ile 10.000,00 TL’nin dava tarihinden, 83.000,08 TL’nin ıslah tarihi olan 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte ayrıca 47.309,40-TL faiz alacağının da davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Ayrıca 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun 297. maddesinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış; 297. maddenin 2. fıkrası ile “Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü getirilmiştir.
Somut olayda; mahkemece kararın gerekçe kısmında, davacıların ana para olarak kabul edilen 93.000,08 TL’ye 18.11.2013 tarihinden fiili ödeme gününe kadar faiz talep edebilecekleri ifade edildiği halde yukarıda açıklanan yasal düzenleme gözetilmeyerek hükmün ikinci fıkrasında “… 10.000,00-TL nin dava tarihinden, 83.000,08-TL nin ıslah tarihi olan 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte…..” denilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması usul ve yasaya aykırı olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 1.591,50 TL harcın istek halinde iadesine, 12/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.