Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/39669 E. 2015/34828 K. 30.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/39669
KARAR NO : 2015/34828
KARAR TARİHİ : 30.11.2015

MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/07/2012
NUMARASI : 2009/226-2012/343

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı-birleşen davada davalı, davalı idare ile tıbbi malzeme alımı hususunda 31.7.2008 tarihli sözleşme imzaladıklarını, şartnameye uygun olarak teslim ettikleri malzemelerin davalı tarafça usul ve sözleşmeye aykırı olarak kabul edilmeyip sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, teminatın irat kaydedildiğini, gecikme cezası kesildiğini ve sözleşmenin ifasının engellenerek zarara uğratıldıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespitini, gecikme cezası olarak kesilen 2.450 TL nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, irat kaydedilen kati teminat tutarı 1.470 TL ve uğradıkları zarar karşılığı şimdilik 10.000 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı-birleşen davada davacı, sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini savunarak davanın reddini dilemiş, birleşen davasında ise, gecikme cezası olarak kesilen 2.450 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında tıbbi malzeme alımı hususunda 31.7.2008 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşmeye konu tıbbi malzemelerden geçici pacemaker lead isimli malzemenin teknik şartnameye uygun olmadığı gerekçesiyle, sözleşmenin asıl davada davalı-birleşen davada davacı idare tarafından feshedildiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup; esasen bu hususlar taraflar arasında çekişmesizdir. Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, feshin haksız olup olmadığı noktasındadır. Mahkemece taraflar arasında görülen Ankara 9. İdare Mahkemesinin 2009/313 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle, davaya konu malzemenin sözleşmeye uygun olduğu, sözleşmenin feshinin haksız olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ankara 9. İdare Mahkemesinin 2009/313 esas sayılı dosyasının karara bağlandığı, ancak temyiz incelemesi yapılmak üzere Danıştay’da bulunduğu ve henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece İdare Mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporları hükme esas alındığına göre, İdare Mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi zorunludur. Mahkemenin bu yönü gözardı ederek yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ikinci bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.