Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/39927 E. 2015/32427 K. 10.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/39927
KARAR NO : 2015/32427
KARAR TARİHİ : 10.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-… avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, evinde kullanmak üzere, davalı …nden … marka bir set üstü ocak aldığını, ocakta oluşan gaz kaçırma arızası nedeniyle; iki kez yetkili servis çağırıldığını, sorunun giderildiğinin bildirildiğini, 30.10.2013 tarihinde ocak çalıştırıldıktan üç dakika sonra patlama olduğunu ve davacının bedeninde yanıklar oluştuğunu, mutfağında maddi zarar meydana geldiğini, ileri sürerek; 2.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, ocakta üretim kaynaklı bir arıza bulunmadığını, yetkili servis hizmetinin tam ve eksiksiz verildiğini, kullanıcı hatasından kaynaklanan arıza nedeniyle patlamanın yaşandığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulü ile 2.000,00 TL maddi 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı şirketten aldığı set üstü ocağın üretim hatalı olduğu ve diğer davalının da yetkili servis hizmetini gereği gibi yerine getirmediği ve sonucunda set üstü ocağın patladığını, maddi zarara uğradığını, olay nedeni ile psikolojisinin de bozulduğunu ileri sürerek eldeki tazminat davasını açmıştır. Manevi tazminatın ve kapsamının takdiri hakime ait bir hak ve görevdir. Ancak hakim bu hak ve görevini yerine getirirken Medeni Kanun’un 4.maddesi hükmünü de gözetmek suretiyle hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalarak, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırab derecesini, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmek suretiyle makul bir tazminata hükmetmelidir. Dosya içeriğinden, davacının manevi tazminat isteminde mahkemece de kabul edildiği gibi haklı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak manevi tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmak olup, miktarın belirlenmesinde takdir hakkı kullanılırken objektif ölçülere dikkat edilmesi gerekmektedir. Manevi tazminatın miktarı bir tarafın mahvına, diğer tarafın zenginleşmesine neden olmamalıdır. Mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları, zararın miktarı, davacının maruz kaldığı haksız durum, sıkıntı gözetildiğinde; takdir edilen tazminat miktarının yüksek olduğu görülmektedir. Mahkemece olayın oluşuna uygun olarak, makul bir miktarda tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 375,50 TL harcın davalı-….’ne iadesine, 10/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.