Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/40314 E. 2015/37158 K. 17.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/40314
KARAR NO : 2015/37158
KARAR TARİHİ : 17.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıdan satın aldığı aracın pert olduğunun devirden sonra anlaşıldığını, ayıplı bu haliyle değerinin satış değerinden 9.500,00 TL daha az olduğunun değişik iş tespit dosyası ile sabit olduğunu, bu bedelin tahsili yönünde başlattığı takibe haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını, bedel tenzili yönündeki istemin de haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin …’de imzalanmasına ve bu yerde ifa edilmesine, paranın İstanbul’daki banka şubesi aracılığı ile ödenmesine göre… Dairelerinin alacağın tahsilinde yetkili olmadığı, usulüne uygun takip bulunmadığı gerekçesi ile itirazın iptali davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan…. İcra Müdürlüğünün 2013/348 sayılı takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yetkili icra dairesinde takip yapılmamış olmakla davanın usulden reddine karar verilmiştir. HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca BK.’nun 73. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. (Bkz. HGK. 5.11.2003, …sayılı kararı) Eldeki davada, takibin dayanağı ayıp nedeniyle bedel tenzili yönünde alıcının seçimlik hakkını kullanması olup, sözleşmenin para borcuna ilişkin kısmının çekişmeli olması karşısında alacaklı davacının ikametgahı icra dairelerinin yetkili olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.