Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/40648 E. 2015/34505 K. 25.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/40648
KARAR NO : 2015/34505
KARAR TARİHİ : 25.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, … nolu bağımsız bölümü karı koca olan davalılardan emlakçı aracılığıyla satın aldığını, evi satın aldıktan sonra havanın yağmurlu olduğu günlerde tavan akması ve evin küflenmesi gibi kusurlarının ortaya çıktığını, taşınmazın satışı süresinde kendisine bahsedilmeyerek mağdur duruma düşürüldüğünü, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/63 Değişik İş sayılı dosyası ile tespite gidildiğini ve evin duvarlarında, tavanında ve kartonpiyerlerinde meydana gelen zarar 5.024,97-TL olarak, betonarme olan çatının akmaması için yapılması gereken su yalıtımının maliyeti ise 8.903,10-TL olmak üzere toplam 13.928,07-TL miktarında zarar ve ziyanın teknik bilirkişi tarafından tespit edildiğini, … Noterliği aracılığıyla ihtarname çektiğini ancak davalıların hiç bir girişimde bulunmadığını, evin bu şekilde değerinin 50.000,00- TL olduğunu ve kira gelirinin emsallere göre %60 daha az olduğunu ileri sürerek dava konusu satışın iptali ile yaptığı 93.500,00-TL’nin ticari faiziyle birlikte tarafına ödenmesini, bu talepleri yerinde görülmez ise; bina değerinin düşürülmesi halinde 40.000,00-TL alacağının ticari faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davalılardan Seyfettin’in tapu maliki olmadığını, satış işleminde de taraf olmadığından bu davalı yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı yönünden ise, davacının evi alırken gerekli özen ve itinayı göstermesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yapılan değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere ve özellikle davaya konu dairedeki ayıbın niteliği itibariyle gizli ayıp olmasına rağmen mahkemece eksik imalat olarak değerlendirilip karar verilmiş olması sonuca etkili görülmemekle, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Tavzih ve tashih kurumu HMUK ve HMK’da ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup bu düzenlemelere göre mahkemece, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların tashih yoluyla re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir, (HMK 304) tavzihe ilişkin olarak ise, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyorsa yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa tavzih kararı verilebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Asıl hükmü değiştirerek, hüküm sonucunu bertaraf edecek tavzih kararı verilemez. (H.M.K 305/2)
Mahkemece, davalının talebi üzerine verilen tashih kararı, dosya içeriği ve karar gerekçesi itibariyle H.M.K 304. maddesinde tanımlanan yazı ve hesap hatası ve benzeri açık bir hata olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla hükmü değiştirecek nitelikte tashih kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, yukarıda (2) nolu bentdeki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMUK’nun 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentde açıklanan nedenlerle 12.06.2014 tarihli “Tashih Şerhi” nin KALDIRILMASINA, temyiz edilen mahkeme kararının hüküm fıkrasının sekizinci bendinde yer alan “1.500,00TL” rakamlanın “8.646,72 TL” olarak değiştirilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 25/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.