Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/40694 E. 2015/34637 K. 26.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/40694
KARAR NO : 2015/34637
KARAR TARİHİ : 26.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalıların murisi … ile yaptığı sözlü anlaşma ve düzenlenen 07.04.2009 tarihli sözleşme yaptıklarını ve sözleşme uyarınca murise ait 8 parça taşınmaza kavak ağaçları diktiğini, sözleşme uyarınca kavak ağaçlarının kendisine ait olmasına rağmen murisin vefatından sonra kavakların kendi bilgisi dışında satıldığını ve bu suretle zarara uğradığını ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 12500 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, murislerinin sözleşme tarihi itibariyle hukuki işlem ehliyetine sahip olmadığı gibi imzanında murise ait olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davaya dayanak yapılan 7.4.2009 tarihli sözleşmenin davalıların murisinin yanıltılarak imzalatıldığı, davacının ağaçları kendisinin diktiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada, davalıların murisine ait olan taşınmazlara diktiği kavak ağaçlarının sözleşme gereğince kendisine ait olmasına rağmen başkasına satıldığını ileri sürerek zararının tazminini istemiş, davalılar ise imzanın murislerine ait olmadığı gibi murisin hukuki işlem ehliyetine sahip olmadığını da savunmuşlardır. Yargılama aşamasında yapılan incelemeler sonunda imzanın davalıların murisine ait olduğu ve murisin sözleşme tarihi itibariyle hukuki işlem ehliyetine de sahip bulunduğu bilirkişi raporlarıyla saptanmış olup, bu husus mahkemenin de kabulündedir. Bu itibarla sözleşmenin geçerli ve tarafları bağlayıcı nitelikte olduğunun kabulü zorunludur ve uyuşmazlığında sözleşme doğrultusunda çözülmesi gerekir. Öte yandan olayda tanık dinlenmesi de mümkün değildir. Mahkemece, sonradan ileri sürülen hile iddiası ile tanık beyanlarının esas alınması doğru olmayıp sözleşmeye itibar edilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıdaki açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 49,50 TL harcın istek halinde iadesine, 26/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.