Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/41602 E. 2016/6094 K. 29.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/41602
KARAR NO : 2016/6094
KARAR TARİHİ : 29.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, alacaklısı olduğu bir senedin tahsili için dava dışı avukat . .. vekalet verdiğini, dava dışı avukatın bir diğer avukat davalı …’ a bu iş için yetki verdiğini, bu şekilde senedin takibe koyulduğunu, takip sırasında senet borçlusunun senetteki imzaya itiraz ettiğini ve görülen davada imzanın borçluya ait olup olmadığına ilişkin rapor alınarak bu rapora göre kendisi aleyhine hüküm tesis edildiğini, bu imza incelemesinden hiç haberdar edilmediği gibi, aleyhine olan hükmünde davalı avukat tarafından temyiz edilmediğini ve bu şekilde hak kaybına uğradığını beyanla senet bedeli olan 161.000 USD ın faizi ile birlikte yada takip tutarı olan 176.727,27 TL USD nin takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yetki belgesi ile yürüttüğü dava ile ilgili davacının asıl avukatını bilgilendirdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, vekalet ilişkisinden doğan alacak talebine ilişkin olup, davacı, alacaklısı olduğu senedin tahsili için vekalet verdiği dava dışı avukat tarafından yetkilendirilen davalı avukatın, söz konusu senede dayalı başlattığı takibe yapılan itiraz ile icra hukuk mahkemesinde açılan davada aleyhine verilen hükmü temyiz etmeyerek zarara uğramasına neden olduğunu iddia etmiş, davalı ise davanın gidişatı ve sonucu ile ilgili olarak davacının avukatını bilgilendirdiğini, davacıyı şahsen tanımadığını savunmuştur. Mahkeme, davalı avukatın imza incelemesi ile ilgili olarak söz konusu yargılama sırasında gerekli tüm itirazları yaptığının, davacı aleyhine verilen hükmü temyiz etmiş olsaydı dahi sonucun değişmeyeceğinin, icra hukuk mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ile senetteki imzanın dava dışı borçluya ait olmadığının açıkça belirlendiğinin de anlaşılması nedeniyle davanın reddine karar vermiştir. Mahkemece, tarafların delilleri toplanıp değerlendirilmeden sadece icra hukuk mahkemesince Adli Tıp Kurulundan alınan bilirkişi raporu ve buna göre verilen hükme göre karar tesis edilmiştir. Oysa icra mahkemesi kararları yalnızca icra yönünden bağlayıcı olup, hukuk hakimini bağlamaz. Buna göre mahkemece, tüm deliller değerlendirilerek ve gerekirse uzman bilirkişiden davacının söz konusu icra dosyası nedeniyle bir zararının doğup doğmadığı konusunda rapor alınmak suretiyle işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken sadece icra mahkemesi kararına göre hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 29.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.