YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/42309
KARAR NO : 2015/34385
KARAR TARİHİ : 24.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının banka hesabına EFT ile 35.000,00TL yi borç olarak gönderdiğini, davalının bu parayı geri ödemediğini ileri sürerek, 35.000,00TL’nin 19.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının dava dışı …’tan daire satın aldığını, bedelinin bir ksımını elden …’a ödediğini, bakiye 35.000,00TL borcu kaldığını, kendisinin maddi sıkıntıda olması nedeniyle dava dışı …’tan 35.000,00TL’nin davacı tarafından kendi hesabına yatırılmasını istediğini, …’ın bu talebini kabul ederek, davacının daire alımından kalan 35.000,000TL’yi kendi hesabına gönderdiğini, sonrasında …’a bu parayı elden ödediğini, hesabına yatırılan paranın davacı tarafından kendisine borç olarak verilmediğini, ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının savunmasının ikrar mahiyetinde olduğu, ispat yükünün davalıda olup, davalının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalıya karz ilişkisine dayalı olarak borç para verdiğini, süresinde geri ödenmediğini ileri sürerek, verdiği paranın davalıdan tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı ise, dava dışı …’tan 35.000,00TL yi borç olarak istediğini, bunun üzerine davacının …’tan satın aldığı daire bedelinden kalan miktarı kendi hesabına yatırdığını, davacıdan borç para almadığını savunmuştur. Davalının bu savunması gerekçeli inkar niteliğindedir. Kural olarak havale borç ödeme vasıtasıdır. Davaya dayanak yapılan havale makbuzunda paranın borç olarak gönderildiğine dair açıklama bulunmamaktadır. Bütün bu olgular gözetildiğinde davacı karz ilişkisini yasal delillerle ispatlamak zorundadır. Miktar itibariyle tanık da dinlenemez. Davacı dosya kapsamındaki yasal delillerle iddiasını ispatlayamamıştır. Ne var ki, davacı, delil listesinde yemin deliline de dayanmıştır. Öyle olunca mahkemece davacıya karz ilişkisi çerçevesinde davalıya borç para verdiğine ilişkin iddiasını ispat açısından davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile ispat külfeti ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşmada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 24/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.