YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/42472
KARAR NO : 2015/32877
KARAR TARİHİ : 11.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Asiller … ile … geldiler. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan asillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, …’den 1993 yılında (1993 ile 2020 yılları arasında geçerli olmak üzere) devre tatil hakkı satın almış ve 2004 yılına kadar devre tatil hakkını her yılın 37. ve 38. haftalarında sorunsuz şekilde kullanmış olduklarını,devre tatil hakkını kullandıkları işletmeyi davalı şirket satın almış ve satın alırken tatilciler lehine olan tapu şerhlerini tanımama yoluna gitmiş olduğunu, 2004 yılında işletmeye tatil için müracaat ettiğinde davalının yan kuruluşu olan … ile karşılaşmış ve tatil hakkını kullandırılmamış olduğunu, o zaman işletmecilik yapan şirket aleyhine … Asliye Hukuk Mahkemesin’de 2005/55 esas Sayılı dosyası ile maddi-manevi tazminat davası açıldığını ve lehlerine sonuçlandığını, bu kez devre tatil haklarından mahrum kalınması nedeniyle uğradıkları maddi zarara karşılık olmak üzere her bir için ayrı ayrı 2010 yılı için 500,00′ er TL, 2001 yılı için 500,00’er TL, 2013 yılı için 500’00 er TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL maddi tazminatın doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, önceki dönemler için tatil hakkının kullandırılmaması nedeni ile bu yöndeki muarazanın giderilmesi ve tazminat isteğine ilişkin olarak açtıkları davanın Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde, 2005/55 esasta görülerek karara bağlandığını, eldeki dava ile de 2010-20113 yılları için de tatil hakları kullandırılmadığından maddi zararının ödetilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının aidatları ödemediği ve tatil hakkını kullanmak için müracaat etmediği gerekçesi ile davacının maddi tazminat isteğinde bulunamayacağı açıklanmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile benzer dosyalardaki emsal bilirkişi raporlarında; dava konusu olan bölümün 5 yıldızlı tatil köyü olarak herşey dahil sistemi ile işletildiği,odalarda yapılan düzenlemelerle yiyecek içecek üretimi için alanın kaldırıldığı açıklanmıştır.Davalı tarafça davacı gibi devre sahiplerine gönderilen ve emsal dosyalara da ibraz edilen tarihsiz yazıda, tesiste herşey dahil sistemine geçildiği, kişi başı 20 euro ödenmesi halinde bu sistemden yararlanabilecekleri ancak zorunlu olmadığı,tesisin devam eden inşaat ve yenileme işleri nedeniyle 2007 sezonunda hizmete açılamadığı,devam eden işler nedeni ile otelin açılış tarihinin 15.7.2007 günü olarak belirlendiği, yenileme ve bakım bedellerini ödenmesi gerektiği bildirilmiş, 15.3.2008 tarihli yazıda da yenileme ve bakım bedellerinin ödenmesi ve kişi başı 25 euro ödeme yapılarak herşey dahil sisteminden yararlandırılacağı ve tesise gelip tatil yapabilecekleri belirtilmiştir.
Devre tatil sözleşmelerinde; tesis işletmecisi ve yatırımcısı bu sözleşme ile tatilciye belli dönemlerde tesisten yararlanma, kullanma, konaklama, kiralama hakkını belli bir bedel karşılığı tanımakta, devre tatilci de, başlangıçta peşin yada kısa süreli taksitle sözleşme bedelini ödemekte ayrıca her yıl tesisin bakım ve işletme bedeli olarak da cüz’i bir bedel ödemektedir. Bu hali ile, devre tatil sisteminden yararlanmak üzere sözleşme yapanlar genellikle, mütavazi bir bütçeye sahip, makul seviyede harcanacak bir bedel ile her yıl belli bir dönemde tatil yapmak isteyen kimselerdir.
Davalı taraf davacı ile müzakere etmeden,yeni sözleşme yapmadan veya mevcut sözleşmeyi karşılıklı olarak müzakere ile tadil etmeden oteli herşey dahil sistemine çevirmiş ve devre tatilcilerden bu sisteme geçiş için yaptırdığı yenileme ve lüks sayılabilecek iyileştirme bedellerini aidat olarak talep etmiştir. Bu hali ile, devre tatilcilerin rızaları dışında, sözleşme ile öngörülen amaç aşılarak ek külfet getirecek şekilde artırılan aidat bedellerini ödeme yapmaları şartı ile, tatil hakkından yararlanmaya zorlanamayacaklarının kabulü gerekir. Kaldı ki, tatilcilerin kullanımına tahsis edilen odalardaki mutfak sisteminin değiştirilmesi nedeni ile kullanım zorluğu getirildiği de açıktır. O halde, devre tatilcilerin değiştirilen sistemle tatil hakkını kullanma zorunlulukları bulunmadığının kabulü ile talep edilen yıllar için de maddi tazminata ilişkin olarak talebe haklarının bulunduğu kabul edilerek davacının sözleşme gereğince ödenmesi gereken yıllık aidat tutarları da mahsup edilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 24,30 TL. temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.